I. PROJENİN TÜRKÇE VE İNGİLİZCE ADI VE ÖZETLERİ

MUSUL MESELESİ (TÜRK BASININA GÖRE, 1923-1926)

Türk basınına dayanılarak hazırlanılan, Lozan ve sonrasını yani 1923-1926 yıllarını konu edinen bu çalışma, giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında; Lozan görüşmeleri ve sonrasında yaşanılan olayları daha iyi anlayabilmek amacıyla, Lozan Antlaşması’na kadar Türk-İngiliz ilişkileri, Musul’un coğrafî durumu ve Lozan Antlaşması’na kadarki tarihi kısaca anlatılmıştır.

Birinci bölümde; Lozan Konferansı öncesinde yapılan hazırlıklar, Türk basını ve kamuoyunun konferans öncesindeki tutumu, Musul meselesinin Lozan’da ilk olarak özel görüşme yoluyla çözümlenmeye çalışılması, bu yöntemin başarıya ulaşamaması nedeniyle, resmî görüşmelerdeki çare arayışları, yapılan tartışmalar, İngiltere’nin Musul’u bırakmamak için takip etmiş olduğu “Şark meselesi” çerçevesindeki azınlıklar politikası ve manevraları, Türkiye’nin politikası, tarafların bu mesele hakkında ileri sürdükleri görüşler, ortaya çıkan büyük gerginlik ve Lozan görüşmelerinin kesilmesi, Lozan’ın ara döneminde T. B. M. M.’nin gizli toplantılarında Musul meselesinin görüşülmesi ve yaşanan sert tartışmalar, Lozan Konferansı’nın ikinci döneminde Musul’un durumu ve meselenin konferans gündeminden çıkartılarak daha sonraya bırakılması, Türk kamuoyunun tutumu ve tepkileri de ortaya konularak açıklanılmıştır.

İkinci bölümde; Türkiye ve İngiltere’nin Haliç Konferansı öncesindeki tutumu, İngiltere’nin Irak’taki varlığını meşrulaştırması, Türk kamuoyunun tepkisi, tarafların Haliç Konferansı’nda ortaya koydukları tezler, İngiltere’nin yayılma siyasetine devam etmesi, Nasturîler kartını kullanarak Lozan’da görüşülmeyen ve gündemde olamayan Hakkari meselesini ortaya çıkarması, Haliç Konferansı’nı sonuçsuz bırakması, meselenin Cemiyet-i Akvâm (Milletler Cemiyeti)’a havale edilmesini sağlaması, Cemiyet-i Akvâm’ın dikkatini bu meseleye çekmek ve karar vericileri etkilemek için Nasturîleri Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı ayaklandırması, bunun üzerine başlatılan Türk karşı harekâtı yani “tenkîl harekâtı”, Türk kamuoyunun tavrı da dikkate alınarak ortaya konulmuştur.

Üçüncü bölümde; Türkiye’nin Lozan’dan itibaren havale edilmesine karşı çıktığı Cemiyet-i Akvâm’a gitmesi, Cemiyet-i Akvâm’da yapılan görüşmeler, verilen muhtıralar, her iki ülkenin ileri sürdüğü görüşler ve tartışmalar, Cemiyet-i Akvâm’da Musul Araştırma Komisyonu’nun kurulması, ortaya çıkan büyük gerginlik, Türkiye ve İngiltere’nin savaşın eşiğine gelmesi ve Brüksel Hattı’nın kabul edilmesi, Cemiyet-i Akvâm Araştırma Komisyonu’nun bölgede araştırmaya başlaması ve İngiltere’nin komisyonu etkilemek, Türkiye’nin Lozan’dan itibaren halk oylamasına gidilmesi gibi çağdaş bir uygulamanın uygulanabilirliğini ortadan kaldırmak için Şeyh Sait İsyanı’na destek vermesi, Araştırma Komisyonu’nun Musul raporunu hazırlaması ve ortaya konulan rapor, Musul raporuna karşı tepkiler, Türkiye’nin bu raporu tanımaması, İngiltere’nin Nasturî meselesini tekrar kullanarak, meselenin Lahey Adalet Divânı’na gitmesini sağlaması, Lahey Adalet Divânı ve Cemiyet-i Akvâm’ın kararını vermesi, bu kararlar karşısındaki Türkiye’nin ve Türk kamuoyunun tutumu incelenmiştir.

Dördüncü bölümde ise, Ankara görüşmeleri ve Musul meselesinin çözüme kavuşturulması gözden geçirilmiştir. Bu çerçevede; Ankara görüşmeleri öncesinde yaşanan gelişmeler, Ankara görüşmelerinin başlaması ve çözüm arayışları, Ankara Antlaşması’nın imzalanarak meselenin çözüme kavuşturulması, Musul Antlaşması’na karşı tepkiler ve antlaşmanın imzalanmasından sonra yaşanan gelişmeler ortaya konulmuştur. Ayrıca, bugüne kadar yanlış olarak bilinen ve Türkiye’nin Musul üzerindeki haklarından 500 bin İngiliz sterlini karşılığında vazgeçtiği yönündeki bilginin yanlışlığı da düzeltilmeye çalışılmıştır.

 

THE MOSUL QUESTİON (ACCORDİNG TO TURKİSH PRESS, 1923-1926)

 

This study, which is prepared depending on mainly the Turkish press, consist of the Introduction and the following four chapters which deal respectively with the years between 1923 and 1926 during and after the treaty of Lausanne. In the Introduction chapter, the Turco-British relations, the geographical features, strategic location and history of Mosul until the signing of the Lausanne Treaty are described briefly to make understand more vividly the events during and after the Lausanne Treaty.

In the first chapter, the preparations before the Lausanne Conference, the attitude of Turkish public opinion and the Turkish press, the analysis of the Mosul question via negotiations at Lausanne for the first time, the failure to conclude a final treaty over the Mosul question at Lausanne, the intricate series of minority policies and manoeuvres pursued by Britain in not living Mosul and their repercussion on the Turkish policy, the conflicting opinions of the participants, failure of efforts and negotiations at Lausanne to bring practical result to the troubled Mosul question, the secret meetings of the Grand National Assembly of Turkey (GNA) on the intervals of the Lausanne Conference, the Mosul question in the second session of the Lausanne negotiations and finally the withdrawal of the question from the Conference agenda are explained meticulously.

In the second chapter, consistency and variability of Turkish and British foreign policies on the future of Mosul are examined. This chapter reviews the following issues: radically differing Turkish and British attitudes to Mosul before the Golden Horn Conference, the formal international recognitition of the British mandatory control over Iraq, the consequent Turkish uneasiness resulting from an intense feeling of British involvement in the region, the wrangling of the participating parties over Mosul status during the Golden Horn Conference, the resumption of the British expansionist policies in the Near East, the British inauspicious claims regarding the Nestorian factor in the Hakkari turmoil to make the Golden Horn negotiations unworkable and futile and thus to concede the intervention of the League of Nations to supervise the Mosul affairs, the misleading impression given to the League of Nations by Britain on the Mosul question by provoking the revolting spirit of the Nestorians against the Turkish administration, and finally, the consequences of the Turkish repressing action to the Nestorian revolt in Hakkari.

In the third chapter, international action on the Mosul question in the Near East and the consequent British hopes to use international obligations as an instrument of strategy are detailed. It also touches the following issues: the constitution of the Mosul Research Commission in the League of Nations and its discussions over the Mosul affairs, the existing tension in Turco-British relations, coming to threshold of war for Turkey and Britain and the subsequent formal approval by both parties of the Brussels line drawn up by the League of Nations, the investigations of the League of Nations in the area and the British pressure over the international commission, the Sheikh Sait Rebellion against the Turkish administiration and was supported by the British, the preparation of the Mosul resort by the Research Commission, the Turkish reactions to the Mosul report and its refusal by Turkey, the decisions and overtures of La Haye Justice Court and the League of Nations to both parties for a satisfactory agreement on the Mosul question and their repercussions on Turkey.

The fourth chapter explains the Ankara negotiations and the final solutions over the Mosul question. In the framework, the main issued touched by the powers before and during the Ankara negotiations, the signing of the Ankara Treaty and its repercussions on Turkey and Britain are discussed in this final chapter. Additionally, the study also discusses a common misinformation that Turkey had given up her rights in Mosul by receiving in return a sum of money-500,000 sterling-from Britain.

 

II. AMAÇ VE KAPSAM

Mustafa Kemal (Atatürk) ve arkadaşlarının önderliğinde Kurtuluş Savaşı mücadelesi verilirken, bu mücadelenin bir amacı ve programı vardı. İşte bu amaç ve program Misâk-ı Millî sınırları içerisinde bağımsız bir Türk devleti kurmaktı. Mustafa Kemal (Atatürk) ve arkadaşları bu amaçlarına emperyalist devletlere Lozan Antlaşması’nı kabul ettirerek ulaşmışlardır. Fakat, o günün şartlarında Misâk-ı Millî’de öngörülen bazı hedeflere varılamamıştır.

Bu hedeflerden bir tanesi de, Musul’un Türkiye sınırları içerisine alınamamasıdır. Misâk-ı Millî sınırları içerisinde olmasına ve nüfus çoğunluğunun da Türklerden oluşmasına karşılık, o bölgenin ekonomik ve stratejik öneminden dolayı Musul, özellikle İngiltere’nin uzlaşmaz tutumu nedeniyle, çözüme kavuşturulamamıştır. Lozan’dan sonra daima barışçı politikalar takip eden Türkiye Cumhuriyeti Misâk-ı Millî sınırları içerisinde yer alan Musul’un Türkiye sınırları içerisine alınması için de, o günün dünya siyasî dengelerini de hesaba katarak, barışçı bir politika takip etmiştir. Fakat, bu barışçı politika Milletler Cemiyeti gibi siyasî organizasyonlara henüz üye olmamış Türkiye’nin işini zorlaştırırken, İngiltere’nin işini kolaylaştırmıştır.

İşte bu çalışmanın amacı, Türk basınından hareketle Türkiye’nin Musul meselesini kendi isteği doğrultusunda ve barışçı politikasıyla nasıl çözüme kavuşturmaya çalıştığını ve İngiltere’nin Musul’u Türkiye’ye vermemek için yapmış olduğu politik oyunları ortaya koymak, bir anlamda İngiltere’nin bir emrivaki ile Musul’u Türkiye’den nasıl kopardığını göz önüne sermektir. Musul meselesinin çözüme kavuşturulmasından sonra Türkiye savaş vermiş olduğu batılı  devletlerle  ilişkilerini yavaş yavaş düzeltmeye başlamıştır. Bu konunun işlenerek, basın vasıtasıyla Türk Milletinin batı hakkındaki düşüncelerini de ortaya koymak ayrı bir önem taşımıştır. Ayrıca, Türkiye için büyük bir öneme sahip olan Musul meselesinin çözümü sırasındaki Türk kamuoyunun tutumunu da tespit etmek olmuştur. 1923-1926 yılları arasını kapsayan bu proje ile yukarıdaki amaçlara ulaşmak hedeflenirken, o dönemin dünya siyasi gelişmeleri ve oluşumları da ortaya koyulmaya çalışılmıştır.

 

III. MATERYAL VE YÖNTEM

Bu çalışmanın hazırlanmasında izlenecek yol, sosyal bilimler alanına giren bir konunun incelenmesi sırasında takip edilen araştırma teknikleri kullanılmıştır. Buna göre; konu ile ilgili bir ön kaynakça araştırmasından sonra, Millî Kütüphane ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Arşivi’nde bulunan süreli yayın katalogları taranmış, Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi’nden elde edilebilecek belgelerin okunması, değerlendirilmesi ve yazılması ile tamamlanmıştır.

 

IV. SONUÇ

Yaklaşık dokuz yüz yıl Türk toprağı olan Musul, I. Dünya Savaşı’ndan güçlenerek çıkan İngiltere tarafından, hem Mondros Mütarekesi hükümlerine, hem de uluslararası savaş hukûkuna aykırı bir şekilde işgâl edilmiştir. Orta Doğu’daki petrollerin paylaşımının I. Dünya Savaşı’nın en önemli sebeplerinden biri olması nedeniyle İngiltere, işgâlin ardından Musul’u elinde tutabilmek amacıyla her türlü diplomasi yöntemine başvurmuştur. Özellikle de bölgede çoğunluğu oluşturan Kürtleri kullanarak “Özerk Kürdistan” vaadiyle yanına çekmeye çalışmıştır.

Musul gibi diğer Anadolu şehirlerinin de, emperyalist devletler veya onların yandaşları tarafından işgâl edilmesinden sonra, Mustafa Kemal (Atatürk) ve arkadaşları önderliğinde başlayan Millî Mücadele’de, Misâk-ı Millî sınırları içerisinde yer alan Musul ile, o günkü şartlara rağmen sonuna kadar ilgilenilmiş, ancak buranın İngilizlerden alınması gerçekleştirilememiştir.

Millî Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasından sonra batılı devletlerle “Şark meselesinin” hâlledilmesi konusunda Lozan’da masaya oturulmuştur. Lozan’da Türkiye’yi temsil eden İsmet (İnönü), Misâk-ı Millî sınırları içerisinde olan Musul’un; siyasî, etnografik, stratejik, coğrafî ve iktisadî sebeplerden dolayı Türkiye’ye verilmesini, hem özel görüşmelerde, hem de resmî görüşmelerde istemiştir. Ancak, Türkiye’nin bu haklı isteğine İngiliz temsilcisi Lord Curzon karşı çıkmış ve Musul’un mandateri olduğu Irak’a bırakılmasını savunmuştur. Türk diplomatları Lozan’da çağdaş diplomasi yöntemlerine göre hareket ederken, İngiliz delegeler, Türk zaferine rağmen, Osmanlı Devleti’ne ve Türk milletine karşı yürütmüş oldukları “Şark meselesi” çerçevesinde, klasik “din ve ırk” temeline dayalı bir politika takip etmişlerdir. Bu nedenle, Türkiye Musul’u istediği gün malî (Kapitülasyonlar, borçlar, tazminât...) ve azınlıklar meselelerini gündeme getirmişlerdir. Böylece hem Fransa, İtalya gibi müttefik devletleri kendi politikası doğrultusuna çekmişler, hem de diğer devletlerin ve kamuoyunun desteğini arkalarına almışlardır. Bu nedenle İngiltere’nin bu politikası, batılı devletlerin ve kamuoyunun tutumu, Türk basını tarafından bütün çıplaklığı ile ortaya konulmaya çalışılmış, Türkiye’ye karşı hâlâ “eski siyâset” anlayışının devam ettirildiği kamuoyuna anlatılmış, bu politikayla Musul meselesinin çözülmesinin çok zor olduğu ifade edilmiş ve izlenen bu siyasete büyük tepki gösterilmiştir.

Türkiye’nin Musul üzerinde haklarından vazgeçmemesi ve İngiltere’nin takip etmiş olduğu politika nedeniyle, taraflar bazı tekliflerde bulunmuşlardır. Türkiye, Cemiyet-i Akvâm önderliğinde dünyanın başka yerlerinde de yapılan ve Wilson ilkelerine uygun olan halkoyuna başvurulması yönteminin, Musul’da da uygulanmasını teklif etmiştir. Ancak, Türkiye’nin bu teklifi kabul edilmemiş, Türk basınının ifadesiyle “İngiltere şeytandan kaçar gibi” bu tekliften kaçmış, Musul halkını câhillikle suçlayarak, bu yöntemin uygulanamayacağını ileri sürmüştür. Buna karşılık, Musul meselesinin Cemiyet-i Akvâm’a havale edilerek, O’nun hakemliğinde bir çözüm şeklinin bulunmasını istemiştir. Cemiyet-i Akvâm’da yapılacak olan görüşmelerde ise, Cemiyet-i Akvâm’a üye olmayan Türkiye’nin de aynı haklara sahip olacağını ve Türkiye’nin razı olmayacağı bir çözüm şeklinin kabul edilmeyeceğini ifade etmiştir. Ancak, İsmet (İnönü)’nün Musul’u almadan antlaşmayı asla imzalanmayacağını beyan etmesinden sonra, Lozan Konferansı kesintiye uğramıştır. Konferansın, Musul meselesi yüzünden kesintiye uğramasına rağmen, Lord Curzon konferansın “Kapitülasyonlar” nedeniyle sonuçsuz kaldığını açıklamış, bu yolla özellikle Fransa ve İtalya’nın desteğini arkasına almaya çalışmış, bunda da başarılı olmuştur. Bunun üzerine Türk basını, özellikle Fransa’nın İngiltere’ye bağımlı bir şekilde dış politika takip etmesini, “Yazıklar olsun. Üçüncü Cumhuriyetin son çocuklarına” şeklindeki sözlerle sert bir şekilde eleştirmiştir.

Konferansın, Musul yüzünden kesintiye uğraması üzerine ortaya büyük bir gerginlik çıkmış, Türk basınında “Söz Mehmetçiğindir”, “Barış süngünün ucundadır” şeklinde net ifadelere yer verilmiş, Musul için savaşın göze alınabileceği dile getirilmiştir. Bu şartlar altında, T. B. M. M.’nde yapılan gizli görüşmelerde; Musul meselesinin durumu tartışılmış, özellikle ikinci grup milletvekilleri takip edilen politikayı ve Musul’un konferans gündeminden çıkarılarak, daha sonra Türkiye ve İngiltere arasında çözüme kavuşturulmasına karşı çıkmışlar, Musul’suz bir antlaşmanın yarım kalacağını ileri sürmüşlerdir.

Uzun tartışmaların ardından Mustafa Kemal (Atatürk)’ün, İsmet (İnönü) ve hükûmetten yana tavır koymasıyla mesele çözüme kavuşturulmuş, malî, iktisadî, idarî ve adlî meselelerde, Türkiye ve Türk milletinin “tam bağımsızlığını” sağlamak amacıyla elde edilmesi zor olan konularda ılımlı politika takip edilmiş, bu nedenle Musul meselesi ikinci plâna alınarak, barış girişimlerine devam edilme kararı verilmiştir. Ayrıca, Musul’un bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasını engellememesi ve diğer konularını çözüme kavuşturmuş Türkiye’nin, bu mesele için İngiltere’yle daha güçlü bir şekilde mücadele edebileceği düşünülerek, Musul meselesinin Lozan’ın ikinci döneminde ele alınmaması kararlaştırılmıştır.

Bunun için Musul meselesi, Lozan’ın ikinci döneminde görüşülmemiştir. Ancak, Bu meselenin Türkiye ve İngiltere arasında ne şekilde görüşüleceği karara bağlanmıştır. Buna göre;Türkiye ile Irak arsındaki sınır, Lozan Antlaşması’nın yürürlüğe girmesinden sonraki dokuz ay içerisinde Türkiye ve İngiltere arasında dostça çözümlenmeye çalışılacaktır. Öngörülen bu süre içerisinde iki hükûmet arasında bir anlaşmaya varılamazsa, anlaşmazlık Cemiyet-i Akvâm Meclisi’ne götürülecektir. Böylece, Musul meselesinde bir çözüme varılamamış ve anlaşmazlık Lozan sonrasına bırakılmıştır.

Haliç Konferansı öncesinde Türk basını, Musul meselesinin bir an önce çözüme kavuşturulmasını istemiş, İngiltere’nin işi ağırdan almasına tepki göstermiş ve İngiltere’yi “nisyan (unutma) siyâseti” takip etmekle suçlamıştır. Ancak, İngiltere’deki hükûmet değişikliği ve Mc Donald’ın iktidara gelmesi üzerine, Lord Curzon tarafından Türklere ve Türkiye’ye yönelik “Türk düşmanlığı” politikanın her şeye rağmen değişeceği, bu nedenle Musul meselesinin Türkiye lehine çözülebileceği ileri sürülmüştür.

Lozan Antlaşması gereği olarak iki ülke temsilcileri, İstanbul’da Haliç Konferansı’nda bir araya gelmişlerdir. Türkiye, Lozan’dan itibaren ileri sürmüş olduğu gerekçelere dayanarak eski Musul Vilâyeti’nin tamamını-ki Süleymaniye ve Kerkük’te bu sınırlar içerisindedir-bir kez daha istemiştir. Ancak, İngiltere, Türkiye’ye ve Türk milletine karşı takip etmiş olduğu emperyalist politikasında herhangi bir değişiklik yapmamıştır. Din ve ırk temeline dayalı olarak azınlıklar politikasına devam etmiş, Türklerin bölgedeki Hıristiyanlara kötü davranışlarda bulunduğunu ileri sürerek, Nasturîlere yurt sağlanması amacıyla bazı isteklerde bulunmuştur. Bu nedenle, Musul’u Türkiye’ye geri vermeğe yanaşmadığı gibi, hiçbir şekilde gündemde olmayan, Lozan’da bahsi bile geçmeyen ve Türkiye’nin mevcut sınırları dâhilinde olan Hakkari’yi de istemiştir. İngiltere’nin, damdan düşer gibi böyle bir istekte bulunması nedeniyle Haliç Konferansı’nda Musul meselesi doğru-dürüst görüşülüp tartışılamamıştır. Azınlık hak ve özgürlüklerini bahane eden İngiltere, bu manevrayı bilerek ve isteyerek yapmış, Musul meselesinin bir an önce kendi kontrolü altındaki Cemiyet-i Akvâm’a gelmesi amacını gütmüştür. Türkiye’nin, bu isteği hiçbir şekilde kabul etmeyeceğini ve Musul üzerindeki haklarından vazgeçmeyeceğini bildirmesinin ardından, Haliç Konferansı asıl gündemine dahi geçemeden sonuçsuz kalmıştır.

Bunun üzerine, İngiltere’deki hükûmet değişikliğinin dış politikada herhangi bir değişikliğine sebep olmadığı, eski geleneksel emperyalist dış politikanın devam ettiği Türk basını tarafından dile getirilmiş, konferansın sonuçsuz kalmasının tek sorumlusu olarak İngiltere’nin bu yayılmacı politikası ve O’nun temsilcisi Sir Percy Cox gösterilmiştir. İngiltere’nin gerçek amacının bir an önce kendi kontrolü altındaki Cemiyet-i Akvâm’a gitmek olduğu belirtilerek, Türkiye Cemiyet-i Akvâm’a gittiği takdirde, bu kurumun Türkiye aleyhine karar vereceği dile getirilmiştir. Türkiye’nin, Musul meselesini ikili görüşmeler yoluyla çözmeye çalışması gerektiği ifade edilerek, bunu gerçekleştiremediği takdirde fazla da telaşa kapılmaması istenilmiş, Musul meselesindeki haklılığı tüm dünya ve kamuoyu tarafından bilindiği için, Cemiyet-i Akvâma gitmekten çekinmemesi gerektiği beyan edilmiştir.

Haliç Konferansı’nın başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Türkiye, üyesi bulunmadığı ve fazla da güvenmediği Cemiyet-i Akvâm’a gitmek istememiş, meselenin yine ikili görüşmeler yoluyla çözülmesini istemiştir. Ancak, İngiltere, Irak’ta insan haklarını geliştirmek, geri kalmış bölgelere medeniyet götürmek gibi emperyalizmin klasik görüntüsünü sergileyerek, Irak’taki mandaterliğini meşrulaştırdıktan sonra, dokuz aylık sürenin dolması nedeniyle, Cemiyet-i Akvâm’a başvurmuş ve Musul meselesinin gündeme alınmasını istemiştir. Bu isteğin hemen ardından, Nasturîlerin Türkiye’ye karşı ayaklanmasını desteklemiş, Cemiyet-i Akvâm’a gitmekte direnen Türkiye’yi zor durumda bırakmıştır.

Nasturî isyanı başladığı günlerde bu olay, Türk basını tarafından ilk başta bölgede devam eden eşkıya olayları gibi algılanmış, ancak daha sonra durumun hiç de öyle olmadığı anlaşılmıştır. Bunun üzerine ayaklanmanın, siyasî boyutunun ve dış bağlantılarının olduğu belirtilmiş, Musul’un Anavatan’a katılması için Türkiye tarafından ileri sürülen gerekçeleri ortadan kaldırmak amacıyla, bu ayaklanmanın İngiltere tarafından çıkartıldığı sonucuna varılmıştır.

Ayaklanmanın ciddî boyutlara varması üzerine, Türkiye Nasturîlere karşı “tenkil harekâtını” başlatmıştır. Nasturîlerin bu ayaklanması, İngiltere’nin istediği şekilde sonuçlanmış ve Türkiye’nin politik direncinin kırılmasına sebep olmuştur. Türkiye, bir yandan bu ayaklanmayı bastırmaya çalışırken, bir yandan da Cemiyet-i Akvâm’a gidip-gitmeme yönündeki kararını vermiştir. Sonunda, Cemiyet-i Akvâm’a temsilci göndereceğini açıklamak durumunda kalmıştır.

Cemiyet-i Akvâm’daki görüşmelerde Türkiye, Lozan’dan itibaren ileri sürmüş olduğu görüşlerini tekrarlamış, Musul’un Türkiye’ye verilmesi gerektiğini savunmuştur. Aynı şekilde İngiltere de, hiçbir haklı gerekçesi olmayan, görüşlerinde ısrar etmiştir. Bunun üzerine Cemiyet-i Akvâm, Musul’da araştırma yapacak bir komisyon kurmuştur. Bu arada, iki ülke Musul nedeniyle yeniden savaşın eşiğine gelmiştir. Ancak, Türkiye, I. Dünya Savaşı’ndan dünyanın jandarması olarak çıkan ve belirlemiş olduğu politikaya bütün devletlerin uymakta olduğu İngiltere’ye karşı, tek başına yeni bir savaşı göze alamamıştır. Bu gerginlik “Brüksel Hattı”nın kabul edilmesiyle sonuçlanmıştır.

Musul Araştırma Komisyonu bölgede araştırma yapmaya başlamış, ancak İngiltere tarafından sürekli olarak engellenmiştir. Komisyonda bulunan Türk üyeler baskı altına alınmış, bazıları hapsedilmiştir. Ayrıca, İngilizler, Irak Kralıyla birlikte, Türkiye’ye katılmak istemediklerine! dair mazbataları bölge halkına zorla imzalatmışlardır. Bölgede Türkiye aleyhinde propaganda yaparak, halifelik makamını kaldıran Türkiye’nin, camileri kiliseye çevirdiği yönünde asılsız iddialar bile ileri sürmüşlerdir. İngiltere, bu tür engelleme ve propagandalara rağmen, komisyon üyelerini etkileyemeyince, Türkiye’nin bölgede halkoylamasına gidilmesi önerisini zayıflatmak, Musul’un dâhil edilmek istenildiği ülkedeki insanların güvenliğinin olmadığını ve huzursuz olduğunu gösterebilmek amacıyla Şeyh Sait isyanın çıkmasına sebep olmuştur.

Türk basını ayaklanma başladığı sırada, Piran’da başlayan bu hareketin mahallî bir hareket, bölgede Nasturî isyanından beri devam eden hükûmet güçleri ile çeteler arasındaki basit bir mücadele olarak algılamış ve üzerinde fazla durmamıştır. Ancak, kara ve hava kuvvetlerinin birlikte kullanılacağı bir harekâtın, basit bir ayaklanma olmayacağını ifade eden Türk basını, meseleye daha ciddî bir şekilde yaklaşmıştır. Bu ayaklanmanın basit bir çete savaşından daha ziyade, daha kapsamlı ve çok boyutlu bir hareket olduğunu dile getirmeye başlamıştır. Halifeliğin kaldırılmasından sonra, İstanbul’daki muhalif basının kışkırtmasıyla, içerdeki yerli işbirlikçiler ile dışarıdan gelen destek ve propagandanın birleşmesiyle, halkın böyle bir isyana kalkıştığının altı çizilmiştir. Türk basını, İngiltere’nin Musul nedeniyle bölgede uygulamış olduğu emperyalist petrol politikası ve propagandasını, Şeyh Sait isyanının çıkmasında ve yayılmasında birinci etken olarak görmüştür. İrtica hareketinin ikinci plânda rol oynadığı ve bu hareketin bir araç olarak kullanıldığı ifade edilmiştir.

Türkiye aleyhine oluşan şartlar altında çalışmalarını tamamlayan Araştırma Komisyonu, Türk basınının ifadesiyle “hangi niyetle yersen o tadı verebilen ve Muz’a benzeyen” bir rapor hazırlamıştır. Raporda, Musul’un Türkiye’ye de, Irak’a da bırakılacağı dile getirilirken, Irak’a bırakılması ise, ön şarta bağlanmıştır. Buna göre; Türkiye, Musul üzerindeki hâkimiyet hakkından vazgeçmediği müddetçe, bu arazinin Irak’a dolayısıyla İngiltere’ye bırakılmasının söz konusu olamayacağı ifade edilmiştir. Ancak, Türkiye, Misâk-ı Millî sınırları içerisinde olan ve her açıdan haklı olduğu Musul konusunda net bir ifadenin kullanılmayarak, Anavatan’a bırakılmamasını protesto etmiş ve raporu tanımamıştır.

Bunun üzerine İngiltere, yine “din ve azınlıklar” temeline dayalı politikasını uygulamaya koymuş, Avrupalı devletler ve basını nezdinde Türkiye aleyhine yeni bir kampanya daha başlatmış, Türkiye’nin, Türk-Irak sınırında bulunan Hıristiyan azınlıklara yani Nasturîlere kötü muamele ettiğini ve insan haklarını çiğnediğini ileri sürmüştür. Buradaki insanların durumunu incelemek için, Cemiyet-i Akvâm bünyesinde yeni bir komisyonun kurulmasını istemiştir. İngiltere’nin bu isteği kabul edilmiş, yeni bir komisyon kurulmuştur. Ancak, Türkiye iddiaların asılsız olması nedeniyle, bu komisyonu Brüksel Hattı’nın kuzeyine sokmamıştır.

İngiltere, Lozan’dan itibaren takip ettiği “ayak sürüme” ve hep bir yerlere “havale etme” politikasına bir kez daha başvurmuş, Nasturî meselesi nedeniyle etki altına almış olduğu komisyon üyelerinin de yardımıyla, Musul meselesinin Uluslararası Adalet Divanı’na gönderilmesini sağlamıştır. Türkiye, “siyasî” bir mesele olan Musul meselesinin “hukûkî” bir kurumda görüşülemeyeceği gerekçesiyle, Adalet Divanı’na temsilci dahi göndermemiş, İngiltere’nin bu politikasını tepkiyle karşılamıştır.

Uluslararası Adalet Divanı’nın vermiş olduğu “Meclis, kararını oybirliği ile vermek zorundadır. Tarafların temsilcileri oylamaya katılacak, fakat oybirliğinin saptanmasında bunların oyları göz önünde tutulmayacaktır.” şeklindeki, gayrı hukûkî bir kararın ardından, Cemiyet-i Akvâm Meclisi kararını açıklamış ve Musul’u, İngiltere mandası altındaki Irak’a bırakmıştır. Böylece, “Türkiye’nin razı olmayacağı bir çözüm şeklinin kabul edilmeyeceği” yönünde Lozan’da verilen sözler, İngiltere tarafından bir anda unutuluvermiştir.

Bunun üzerine Türkiye, karara karşı sert tepki göstermiş, Türkiye’nin Musul üzerindeki egemenlik hakkının olduğu gibi devam ettiğini açıklamıştır. Türk basını ve kamuoyu da karara karşı aynı sertlikte cevap vermiş, protesto telgrafları çekilmiş, gösteri ve toplantılar yapılmıştır. Musul’un Türklüğü, Türkiye’den ayrılmazlığı, İngiltere’nin emperyalist politikası ve Cemiyet-i Akvâm’ın İngiltere’nin dümen suyunda hareket ettiği, Musul’un Anavatan’a dâhil edilmesinin ancak savaş yapılarak mümkün olabileceği yönünde sert yazılar kaleme alınmıştır.

Ancak, Lokarno Antlaşması’ndan sonra Avrupa’da birlikteliği sağlayan İngiltere, Türkiye’ye karşı tutumunda herhangi bir değişikliğe gitmemiş, hatta Türkiye’yi uzlaşmaya itmek amacıyla, İtalya ve Bulgaristan ile ilişkilerine hız vermiş, Türkiye’yi güneyden ve batıdan çevirme politikası takip etmiştir. Türkiye ise, Cemiyet-i Akvâm’ın hemen ardından Sovyet Rusya ile “dostluk ve saldırmazlık” antlaşması imzalamışsa da, dünyanın câzibe merkezinin Londra olduğu bir dönemde, bu antlaşma etkili olamamıştır. Bu nedenle Türkiye, bu antlaşmaya güvenerek İngiltere ile yeni bir savaşı göze alamamış, meselenin Cemiyet-i Akvâm’ın hakemliğinde değil de, daha önce yarım kalan ikili görüşme yoluyla çözülmesine rıza göstermiştir.

Böylece, Musul meselesinin son safhasına Ankara’da girilmiştir. Ancak, İngiltere, “azınlıklar” politikasına bu son safhada bile devam etmiş, Midyat merkez olmak üzere bölgede bulunan Süryanîleri, Yezidîlerle destekleyerek Türkiye’ye karşı ayaklandırmıştır. Bunun üzerine Türk yöneticileri, bu şartlar altında Musul’un elde edilmesinin çok zor olduğu gerçeğini görmeye başlamışlardır. Bu nedenle, dünyada gelişen olaylar da dikkate alınarak, bu aşamadan sonra Türkiye’nin güvenliği birinci mesele hâline gelmiştir. Bunun üzerine, millî bir mesele olması nedeniyle, Lozan’dan itibaren bu meselede Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti’nin politikalarına destek veren Türk basını da bakış açısında değişikliğe gitmiştir. Bu nedenle, Musul’un gerekirse savaş yapılarak Anavatan’a katılması yönündeki duygusal yazı ve yorumlar, yerini daha gerçekçi yazı ve yorumlara bırakmıştır.

Türkiye’nin doğu sınırlarının güvenliğinin sağlanmasının temel hedef sayılması ve buna öncelik verilmesi üzerine, Ankara’da yapılan ikili görüşmeler sonrasında, Musul Antlaşması 5 Haziran 1926’da imzalanmıştır. Buna göre; Nasturî ayaklanması nedeniyle ve bir oldu-bitti ile geçici olarak kabul edilmiş olan “Brüksel Hattı”, Türkiye ile Irak dolayısıyla İngiltere arasında sınır olarak kabul edilmiştir. Bu kararla, Misâk-ı Milî sınırları içerisinde ve “Türkiye’nin eczâ-yı mütemmimesinden” olan Musul, sınırlarımızın dışında kalmış, İngiltere tarafından petrol gelirlerine el konulmak şartıyla Irak’a hediye edilmiştir.

Burada şunu da belirtmek gerekir ki, İngiltere’nin bölgede takip etmiş olduğu, hem sanayisi, hem de donanması için gerekli olan petrolü merkeze alan sömürgeci petrol siyâseti, Musul’un elden çıkmasında büyük rol oynamıştır. Bölgedeki petrolün paylaşımının ne kadar önemli olduğunu anlamak için günümüzde Orta Doğu’da cereyân eden olaylara bakmamız yeterli olacaktır. O günlerde olduğu gibi günümüzde de, bu bölgedeki petrol, sadece İngiltere için değil, Fransa, ABD hatta İtalya ve Almanya için çok önemli durumdadır. Bu nedenle bu güçler, böyle bir ekonomik ve stratejik hammaddeyi bünyesinde barındıran Musul’un Türkiye’nin eline geçmesine razı olmamışlardır. Bu nedenle, Musul Irak’a bıraktırıldıktan ve Irak petrollerine sahip olduktan sonra, “Nasturî meselesi”, “Yezidî meselesi” “İnsan hakları”, “Irak’a medeniyetin götürülmesi” her şeyden önemlisi “Kürtlere özerklik verilmesi” gibi politik araçlar, İngiltere tarafından bir anda unutuluvermiştir.

Musul’un Irak’a bırakılmasını kararlaştıran Ankara Antlaşması, Türk basını tarafından daha sağduyulu ve gerçekçi bir biçimde ele alınıp değerlendirilmiştir. Yazılan yazı ve yapılan yorumlarda; “Musul kaybedilen bir vatan parçası olarak değil de, kurtarılamayan bir vatan parçası” olarak görülmüş, Türkiye’nin içinde bulunduğu imkânsızlıklar nedeniyle, Musul’dan vazgeçmek zorunda kaldığı, fakat Türkiye Cumhuriyeti’nin burası üzerindeki hâkimiyet hakkının devam edeceği beyan edilmiştir.

Türkiye’nin Ankara Antlaşması’nı imzalayarak, bağrına taş basıp, Musul’u Irak’a bırakmasının pek çok sebebinin olduğu belirtilerek, bu sebeplerin başında; Türk diplomasisinin ve hukûkî yetersizliğinin değil de, Mondros Mütarekesi’nden sonra bölgede yeteri kadar askerî birliğe sahip olunmasına rağmen, İngilizlerle savaşı göze alamayan ve Musul’u İngilizlere terk eden Osmanlı Devleti idarecilerinin ve bölgedeki komutanların tutumunun etkili olduğu ifade edilmiş, -bu durum daha sonra Mustafa Kemal (Atatürk) tarafından Büyük Nutku’nda da dile getirilecek ve Ali İhsan (Sabis)’in tutumu eleştirilecektir.-Cumhuriyet Hükûmeti’nin Musul için elinden gelen her şeyi yaptığının altı çizilmiştir.

Türkiye’nin savaş sonrasında yeniden bir kalkınma ve imar faaliyetlerine giriştiği, müteşebbis ihtiyacı olan Türkiye’ye, İngiltere ile her an çıkabilecek bir savaş nedeniyle, yabancı sermayenin gelmekte çekingen davrandığı, bu durumunda savaştan yeni çıkmış ve pek çok sıkıntısı olan Türkiye’ye fazlaca zarar verdiği, bu nedenle Türk Hükûmeti’nin bir an önce karar vermek zorunda olduğu bir başka neden olarak görülmüştür. Ayrıca, Türkiye’nin Musul meselesinde fedakârlık yaparak, İngiltere tarafından milletlerarası diplomasi alanına yayılan, Türkiye’nin uzlaşmaz, kavgacı ve dünya barışını tehlikeye sokan bir tavır içerisinde olduğu izleniminin yıkıldığı da belirtilerek, Türkiye’nin bu meselenin barış yoluyla çözülmesinden sonra hem içeride, hem de dışarıda daha rahat olacağı, girişilen reform hareketlerini rahat bir şekilde tamamlama imkânı bulacağı ve kuvvetleneceği ifade edilmiştir.

Türk Hükûmeti’nin Musul meselesinde başından itibaren göstermiş olduğu gayretler göz önüne alındığında, bu antlaşmanın aleyhinde konuşmanın “gereksiz sözden” başka bir şeyi ifade etmeyeceği beyan edilerek, meselenin çözümünde savaştan başka her türlü yöntemin denendiği önemle vurgulanmıştır.

Türk basının bu yorumuna katılmamak mümkün değildir. Çünkü İngiliz Hükûmeti, Mondros Mütarekesi hükümlerine aykırı bir şekilde, bütün askerî varlığı ile Musul’u işgâl ettikten sonra, buraya sahip olabilmek için, her türlü diplomasi yöntemlerine ve hukûka sığmayan entrikalara başvurmuştur. Türkiye ise, Lozan’dan itibaren her türlü diplomatik kurallara başvurmuş, uzlaşma çabası içerisinde bulunmuş, ancak yayılmacı politikasından bir türlü vazgeçmeyen İngiltere’ye karşı, bu yöntemlerle başarı sağlayamamıştır. Bu meselenin çözümünde denenmeyen bir tek savaş yöntemi kalmıştır. Ancak, yeni kurulmuş olan ve birçok mesele ile uğraşmak zorunda kalan Türkiye Cumhuriyeti, Mondros Mütarekesi sonrasında göze alınamayan savaşı, I. Dünya Savaşı’ndan sonra en güçlü ülke ve dünyanın jandarması konumuna gelen İngiltere’ye karşı bir kez daha göze alamamış, bunu büyük bir tehlike olarak görmüştür. Bunun yerine sınır güvenliğini sağlamayı, güneyinde kurulacak ve ileride manda yönetiminden kurtulacak “bağımsız Irak’ın” kurulmasını o günün şartlarında kendisi için daha yararlı bulmuştur.

Ankara Antlaşması ya da Musul Antlaşması’yla Türkiye’ye teselli armağanı olarak, yirmi beş yıllığına Irak petrol gelirlerinin %10’nu verilmiştir. Yeni savaştan çıkmış, ekonomik açıdan desteğe ihtiyacı olduğu bilinen ve Duyûn-u Umumiye borçları olan Türkiye’ye, istediği takdirde bu hissesinden 500.000 İngiliz Sterlini karşılığında vazgeçebileceği seçeneği de sunulmuş, ancak Türkiye bu hakkını kullanmamıştır. Bu nedenle petrol gelirlerinden alacağı kâr payını 1952 yılına kadar almaya devam etmiştir. Ancak, bu süre içerisinde Türkiye’ye ödenmesi gereken 5,5 milyon Sterlinin (Türk parası-Sterlin paritesine göre) sadece 3,5 Sterlini ödenmiştir.

Bu nedenle, İngiltere’nin, Osmanlı Devleti’nden 28 Haziran 1914’te elde etmiş olduğu ve hiçbir hukûkî dayanağı olmayan imtiyaza sıkı sıkıya sarıldığı, buna dayanarak Musul petrolleri üzerinde hak sahipliğine soyunduğu göz önüne alınırsa, Türkiye Cumhuriyeti’nin, uluslararası niteliğe sahip Musul Antlaşması’ndan doğan haklarının devam ettiğini ve geriye kalan 2 milyon Sterlinin ödenmesi gerektiği söylenebilir.

Musul meselesi her ne zaman Türkiye gündemine gelse, Musul’un savaş yapılmayarak Irak’a bırakılmasının büyük bir hata olduğu dile getirilmiştir. Ancak, bu yorum doğru değildir ve anakronik bir yaklaşımın ürünüdür. Bunu anlamak için o günün Türk basınının, kamuoyunun tutumunu, dünyada gelişen olayları ve diplomasiye yön veren ülkelerin temel politikalarını takip etmek gerekir. Bu yapıldığı takdirde, Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlar çok daha iyi anlaşılacak, karar verenlerin niçin böyle bir “fedakârlığa katlandığı” çok daha iyi anlaşılacaktır.

Bu nedenle yaklaşık olarak dokuz yıllık savaşın ardından yeni kurulmuş, siyasî, ekonomik, kültürel ve büyük alt yapı sorunları olan yeni Türkiye Cumhuriyeti, Musul’un işgâli sırasında göze alınamayan savaşı, bir kez daha göze alamamış, almakta istememiştir. Çünkü Türkiye Lozan’dan itibaren savaştan yana değil, barıştan yana bir dış politika takip etmiş, bir diğer deyişle Mustafa Kemal (Atatürk)’ün ifade ve davranışlarında kendisini bulan, hayalcilikten uzak, içinde bulunulan şartlara göre şekillenen ve sadece gerçeklere dayalı olan Türk dış politikası bir kez daha uygulamaya konulmuş, gövdeyi yani Anadolu ve Türk milletini yaşatmak için vücudun kangren olan kısımlarının kesilmesine, bağra taş basılarak razı olunulmuştur.

Türkiye’nin böyle bir politika takip etmesinde, Türkiye’nin Batı’ya karşı savaş vermesine rağmen yine de yönünü Batı’ya çevirmesi, çağdaş medeniyeti yakalamak ve hatta onun da üzerine çıkmak amacıyla serî inkılâp hareketlerine girişmesi de etkili olmuştur. Bu nedenle Türkiye, öncelikle I. Dünya Savaşı’ndan güçlenerek çıkan, “Batı medeniyeti”nde etkin bir yere sahip olan ve batılılaşma projesinde önüne her an bir engel çıkarabilecek İngiltere ile olan meselelerini öncelikle çözmek istemiştir. Türkiye’nin bu politikasındaki haklılığını, Türk-İngiliz ilişkilerinin ve dolayısıyla “Batı” ile olan ilişkilerin Musul meselesinin çözümünden yani 1928 yılından sonra gelişmesi ortaya koymuştur.

Türkiye, Musul’un Anavatan’dan ayrılmasından sonra, bölgedeki Türk nüfusunun Türkiye’ye geçmesine -bazı milletvekilleri ve Musul meselesi nedeniyle İngiliz-Irak baskısı altında olanlar hâriç-razı olmamış, demografik yapının değişmesini istememiştir. Bu tutum, daha sonra Hatay’ın Anavatan’a katılması sırasında demografik yapının etkili olduğu düşünülürse- yerinde bir politikadır. Ancak, Türkiye, Misâk-ı Millî sınırları içerisinde olan Musul’u, Hatay gibi Anavatan’a katmak gibi bir dünya dengesini ve desteğini hiçbir zaman net bir şekilde yakalayamamıştır.

 

VI. KAYNAKLAR

 

1- ARŞİVLER[1]

T. C. Başbakanlık Osmanlı Arşivi

Dâhiliye Nezâreti Kalem-i Mahsus

İrade-i Dâhiliye

T. C. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi

Bakanlar Kurulu Kararları

 

2- RESMî YAYINLAR

 

Cemiyet-i Akvâm, Türkiye ve Irak Hûdudu Meselesi (30 Eylül 1924 Tarihli Karar Mûcebince Teşekkül Eden Komisyon Tarafından Cemiyet-i Akvâm’a Takdîm Edilen Rapordur: Hâriciye Vekâleti Tarafından Tercüme Edilmiştir), T. B. M. M. Matbaası, Ankara, 1341 (1925).

Düstur, III. Tertib, Cilt:7, 2. Baskı, Devlet Matbaası, Ankara, 1944.

Düstur, III. Tertip, C. IV, 2. Baskı, Devlet Matbaası Ankara, 1953.

Genelkurmay ATASE, Türk İstiklâl Harbi I, Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı, Genelkurmay Harp Tarihi Yayınları, Resmî Yayınlar, Seri No:1, Ankara, 1962.

Genelkurmay. ATASE, Türk İstiklâl Harbi, Cilt: IV, Güney Cephesi, Genelkurmay Harp Tarihi Yayınları, Resmî Yayınlar, Seri No:1. Ankara, 1966.

La Question de Mossoul, de la signature du Traité d’armistice de Moudros (30 Octobre 1918) au I’er Mars 1925.

League of Nation, Question of the Frontier Between Turkey and Iraq (Raport Submitted to the Coincil by the Commission İnstitued by tehe Council Resolution of Sebtember 30th, 1924), C 400, VII, 1925.

M. M. Z. C., Devre: 4, Cilt: I, İctima Senesi:1, İctima-i Fevkalâde, 11. İnikad, 17 Şubat 1336 (1920), T. B. M. M. Basımevi, Ankara, 1992.

T. B. M. M. Tutanak Dergisi, Cilt: 21, T. M. M. M. Matbaası, Ankara, 1959.

T. B. M. M. Gizli Celse Zabıtları, Cilt: III-IV, İş Bankası Yayınları, Ankara, 1985.

T. B. M. M. Z. C., Cilt: I, Devre: I, İkinci Celse, 3. Baskı, T. B. M. M. Matbaası, Ankara, 1959.

T. B. M. M. Z. C., Devre: I, İctima Senesi: 3, Cilt: 24, T. B. M. M. Matbaası, Ankara, 1960

T. B. M. M. Z. C., Devre: I, İctima Senesi: 4, Cilt: 29, T. B. M. M. Matbaası, Ankara, 1961.

T. B. M. M. Z. C., Devre: II, Cilt: 9, T. B. M. M. Matbaası, Ankara, 1975.

T. B. M. M. Z. C., Devre: II, Cilt:I-II, T. B. M. M. Matbaası Ankara, 1961.

T. B. M. M. Z. C., Devre:II, İctima Senesi: III, Cilt: 19-20, T. B. M. M. Matbaası, Ankara, 1970.

T. C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Musul-Kerkük ile İlgili Arşiv Belgeleri (1525-1919), Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Yayın Numarası:11. Ankara, 1993.

T. C. D. B., Türkiye Dış Politikasında 50 Yıl, Cumhuriyetin İlk On Yılı ve Balkan Paktı (1923-1934), Dışişleri Bakanlığı Yayını, Ankara, 1974.

T. C. D. B., Türkiye Dış Politikasında 50 Yıl, Lozan (1922-1923), Dışişleri Bakanlığı Yayını, Ankara, 1973.

T. C. Maliye ve Gümrük Bakanlığı, Bütçe Kesin Hesap Kanunları, 1924-1941, 1942-1953, 1954-1963, Ankara, 1992.

 

 

3- BAŞVURU ESERLERİ

A Committee of Officialls, An Introduction to the Past and Present of the Kingdom of Iraq, Baltimore, USA 1946.

ADAMOF, E. E., Sovyet Devlet Arşivi Gizli Belgelerinde Anadolu’nun Taksimi Plânı, (Çev. Hüseyin Rahmi, Sadeleştiren: H. Mutluçağ), Günaydın Kitaplığı, Dizi: I/1, İstanbul, 1972.

AKIN, Rıdvan, T. B. M. M. Devleti (1920-1923) Birinci Meclis Döneminde Devlet Erkleri ve İdare, İletişim Yayınları, Ankara, 2001.

AKİPEK, İlhan Ömer, Devletler Hukûku, II. Kitap, 3. Baskı, Başnur Matbaası, Ankara, 1970.

AKŞİN, Abdülahat, Atatürk’ün Dış Politika İlkeleri ve Diplomasisi, Ankara, 1966.

ALBAYRAK, Kadir, Keldaniler ve Nasturîler, Vadi Yayınları, Konya, 1997.

ALTINAY, Ahmet Refik, Sahâifu Muzafferiyât-ı Osmâniye, Kütüphane-i Askerî, İstanbul, 1325 (1909).

ALTUĞ, Yılmaz, Türk Devrim Tarihi Dersleri (1919-1938), İstanbul Üniversitesi Yayını, No: 2068, İstanbul, 1975.

ANDERSON, Matthew Smith, Doğu Sorunu 1774- 1923, Uluslararası İlişkiler Üzerine Bir İnceleme, (Çev.:İdil Eser), Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2001.

ANZERLİOĞLU, Yonca, Nasturîler, Tamga Yayıncılık, Ankara, 2000.

ARAS, Tevfik Rüştü, Lozan’ın İzlerinde 10 Yıl, Akşam Matbaası, İstanbul, 1935.

ARBERRY, Arthur J., Religion in the Middle East: Three Religions in Concord and Conflict, Cambridge, 1969.

ARMAOĞLU, Fahir, Siyasî Tarih, 1789-1960, A. Ü. S. B. F. Yayınları: 362, Ankara, 1973,

ATATÜRK, Mustafa Kemal, Nutuk 1919-1927, A.K.D.T.Y.K., Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, Ankara, 1989.

Atatürk’ün Millî Dış Politikası, 1923-1938, Cilt:II, Kültür Bakanlığı Yayınları:392. Ankara, 1981.

Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I-III, A.K.D.T.Y.K., Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, Ankara, 1989.

ATEŞ,Toktamış, Türk Devrim Tarihi, Filiz Kitabevi, İstanbul, 1989.

ATİYA, Aziz Suryal, The Crusade in the Later Middle Ages, Methuen and Co., London, 1938.

AYBARS, Ergun, İstiklâl Mahkemeleri Cilt: I-II 1920-1927, Dokuz Eylül Üniversitesi Yayınları, İzmir, 1988.

AYDIN, Ayhan, Musul Meselesi 1900-1926, Turan Yayıncılık, İstanbul, 1995.

AYDIN, Mehmet, Bayat Boyu ve Oğuzların Tarihi, Ankara, 1984, Hatipoğlu Yayınevi Yayınları:19.

AYDIN, Mesut, Türkiye ve Irak Hudûdu Meselesi, ASAM Yayınları, Ortadoğu Araştırmaları Dizisi:1, Ankara, 2001.

BAYATLI, Nilüfer, XVI. Yüzyılda Musul Eyaleti, T.T.K. Yayınları, XIV. Dizi, Ankara, 1999.

BAYKARA, Tuncer, Türk İnkılâp Tarihi ve Atatürk İlkeleri, Ege Üniversitesi Yayını, İzmir, 1991.

BAYRAM, Sadi, Kaynaklara Göre Güney-Doğu Anadolu’da Proto-Türk İzleri, Türk Dünyası Araştırma Vakfı Yayınları:64, Ankara, 1980.

BAYTOK, Taner, İngiliz Kaynaklarından Türk Kurtuluş Savaşı, Başnur Matbaası, Ankara, 1970.

BAYUR, Yusuf Hikmet, Türkiye Devleti’nin Dış Siyasası, T.T.K. Yayınları, Ankara, 1995.

__________________, Türk İnkılâbı Tarihi, Cilt: III, Kısım: IV, T.T.K. Yayınları, XII. Dizi, Ankara, 1953.

BİLSEL, M. Cemil, Lozan, 2. Kitap, Ahmet İhsan Matbaası, İstanbul, 1933.

British Documents on Foreign Affairs: The Near and Middle East, 1856-1914, Arabia, the Gulf and the Bagdad Railway, 1907-1914, (Editor: David Gilard), Volume:18, University Publication of America, 1985.

Bugünün Diliyle Atatürk’ün Söylevleri, (Çev. Behçet Kemal Çağlar), Türk Dil Kurumu Yayınları:227, Ankara, 1968.

CEBESOY, Ali Fuat, General Ali Fuat Cebesoy’un Siyasî Hatıraları, Vatan Neşriyatı. İstanbul, 1957.

CEMAL, Behçet, Şeyh Said İsyanı, Sel Yayınları, İstanbul, 1955.

COKE, Richard, The Heart of the Middle East, Thornton Butterworth, London, 1925.

ÇAY, Abdulhalûk; Her Yönüyle Kürt Dosyası, Boğaziçi Yayınları, İlmî Araştırmalar Serisi:15, Ankara, 1993.

ÇELEBİ, Kâtip, Kâtip Çelebi’den Seçmeler III, (Haz.:Osman Şaik Gökyay), MEB Yayınları İstanbul, 1997.

ÇELİK, Mehmet, Süryani Tarihi (I), Ayraç Yayınevi, Tarih Dizisi:01, Ankara, 1996.

DAKUKÎ, İbrahim, Irak Türkmenleri, Dilleri ve Edebiyatları, 1. Baskı, Güven Matbaası, Ankara, 1970.

DAVİSİON, Roderic H.; Turkish Diplomacy from Mudros to Lausanne, The Diplomats 1919-1939, (Ed. Gordon A.Criag and Felix Gilbert), Princiton, 1953.

DEMİRBAŞ, Bülent, Musul Kerkük Olayı ve Osmanlı Devleti’nde Kuveyt Sorunu, Arba Yayınları:14, İstanbul, 1991.

DEMİREL, Ahmet, Ali Şükrü Bey’in Tan Gazetesi, İletişim Yayınları, İstanbul, 1996.

DUMAN, Hasan, Osmanlı-Türk Süreli Yayınları ve Gazeteleri (1828- 1928), Cilt:3, Enformasyon ve Dokümantasyon Hizmetleri Vakfı Yayınları, Ankara, 2000.

EDMONDS, C. J., Kurds, Turks and Arabs, London, 1957.

ERİM, Nihat, Devletlerarası Hukûku ve Siyasî Tarih Metinleri, Cilt:I, A. Ü. H. F. Yayınları, T.T.K. Basımevi, Ankara, 1953.

EROĞLU, Hamza, Türk İnkılâp Tarihi, MEB Yayınları, İstanbul, 1982.

ESMER, Ahmet Şükrü, Siyasî Tarih (1919-1939), A. Ü. S. B. F. Yayınları: 30-12, Ankara, 1953.

EVANS, Laurence, Türkiye’nin Paylaşılması 1914-1924, (Çev. Tevfik Alanay), Milliyet Yayınları, Tarih Kitapları Dizisi:20, İstanbul, 1972.

FİSHER, Sydney Nettleton, The Middle East: A History, Routledge and Kegan Poul, London, 1971.

FİSHER, W. B., The Middle East, A Physical, Social and Reginonal Geography, London, 1963.

FREEN, W. H. C., Cristianity in Middle East, General Editör: A. J. Arbery, Cambridge University Press, 1969.

GOLOĞLU, Mahmut, Birinci Büyük Millet Meclisi, Başnur Matbaası, Ankara, 1970.

_________________, Halifelik Ne İdi? Nasıl Alındı? Niçin Kaldırıldı?, II. Kitap, Kalite Matbaası, Ankara, 1973.

_________________, Türkiye Cumhuriyeti- 1923, Başnur Matbaası, Ankara, 1971.

GORDON, J., American Relation with Turkey, University of Pensilvia Press, Philadelphia, 1963.

GOTTLİEB, W. W., Studies in Secret Diblomacy During the First World War, London, 1957.

GÖĞEM, Ziya, Kurmay Albay Dadaylı Halit Akmansü Bey (1884-1953), Cilt: I, Halk Matbaası, İstanbul, 1954.

GÖNLÜBOL, Mehmet-Cem Sar, Atatürk ve Türkiye’nin Dış Politikası (1919-1938), A.K.D.T.Y.K., Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, Ankara, 1990.

GRAVES, Philip P., Briton and Turk, London, 1941.

GREW, Joseph C., Turbulent Era, Vol.:I, Boston Houghton Mifflin Co., Boston, 1952.

GÜLMEZ, Nurettin, Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu’da Yeni Gün, A.K.D.T.Y.K. Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, Ankara, 1999.

GÜNEL, Aziz, Türk Süryaniler Tarihi, Diyarbakır, 1970.

GÜNER, Zekai, Millî Mücadele Başlarken, Türk Kamuoyu, Kültür Bakanlığı Yayını:2322, Ankara, 1999.

GÜRÜN, Kâmuran, Savaşan Dünya ve Türkiye, Bilgi Yayınları, Özel Dizi: 22, Ankara, 1986.

GÜZ, Nurettin, Türkiye’de Basın-İktidar İlişkileri (1920-1927), Gazi Üniversitesi Yayın No: 166, Ankara, 1991.

HALLI, Reşat, Türkiye Cumhuriyeti’nde Ayaklanmalar (1924-1938), Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı Resmî Yayınları, Serî No:8, Ankara, 1972.

HOLT, P. M.; Egypt and the Fertile Crescent, 1516-1922: A Political History, Longmans, London, 1966.

HOWARD, Harry N., The Partition of Turkey: A Diplomatic History 1913-1923, Howard Ferting, New York, 1966.

HUREWİTZ, J. C., Diplomacy in the Near and Middle East, A Documantary Record: 1914-1956, Vol. II, Van Nostrand Company, New York, 1958.

IRELAND, P. W., Al-Irak Dirase fî Tatavvuruhu’s-siyasî (Iraq, A Study in Political Develepmont), (Çev. C. Hayyat), Beyrut, 1949.

İMAMZÂDE, Meryem, Irak Dosyası, Akabe Yayınları:57, İstanbul, 1986.

İNÖNÜ, İsmet, Hatıralar, (Haz.: Sabahattin Selek), II. Kitap, Bilgi Yayınevi, İstanbul, 1987.

İNUĞUR, M. Nuri, Basın Tarihi (1919-1989), Gazeteciler Cemiyeti Yayınları:37, Erdini Basım ve Yayınevi, İstanbul, 1992.

İsmet Paşa’nın Siyasî ve İctimaî Nutukları 1920-1923, (Haz.: M. Rıza), Başvekâlet Matbaası, Ankara, 1933.

İSSAWİ, Charles and Mohammed Yeganeh-Frederick A. Preager, The Economics of Middle Eastern Oil, New York, 1962.

ISSAWİ, Charles, An Economic History of the Middle East and North Afrika, Londan, 1982.

JWADİEH, Wadie; Kürt Milliyetçiliğinin Tarihi, (Haz. Nevzat Kıraç), İletişim Yayınları. İstanbul, 1999.

KALAFAT, Yaşar, Şark Meselesi Işığında Şeyh Sait Olayı, Karekteri, Dönemindeki İç ve Dış Olaylar, Bogaziçi Yayınları, İlmî Araştırmalar Serisi: 11, Ankara, 1992.

KANDEMİR, Feridun, Hatıraları ve Söyledikleri ile Rauf Orbay, Yakın Tarihimiz Yayınları, İstanbul, 1965.

KARACAN, Ali Naci, Lozan, Milliyet Yayınları, Tarih Kitapları Dizisi:11, İstanbul, 1971.

KARAL, Enver Ziya, Osmanlı Tarihi, Cilt: VIII, T.T.K. Yayınları, XIII. Dizi, Ankara, 1988.

KELEŞ, Zülâl, Cafer Tayyar (Eğilmez) Paşa, Yayınlanmamış Doktora Tezi, A.Ü.T.İ.T.E., Ankara, 1993.

KENT, Marian, Oil And Empire: British Policy and Mesopotamian Oil 1900-1920, London, 1976.

KHOURY, Dina Rizk, State And Provincial in the Ottoman Empire: Mosul, 1540-1834, Cambridge University Press, USA, March 1998.

KİNROSS, Lord, Atatürk; Bir Milletin Yeniden Doğuşu, (Çev. Ayhan Tezel), Cilt:II, Sander Kitabevi, İstanbul, 1967.

KOÇAK, Arif, Türk-Arap İlişkileri, Ankara, 1976.

KOLUMAN, Aziz, Ortadoğu’da Süryanilik, ASAM Yayınları, Ankara, 2001.

KÖYMEN, Mehmed Altay, Selçuklu Devri Türk Tarihi, Ayyıldız Matbaası, Ankara, 1963.

KUNT, Metin, Sancaktan Eyalete, İstanbul, 1978.

KURAN, Ercüment, Avrupa’da Osmanlı İkâmet Elçiliklerinin Kuruluşu ve İlk Elçilerin Siyasî Faaliyetleri 1793-1821, 2. Baskı, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları:92, Ankara, 1988.

KURAT, Akdes Nimet, Türk-İngiliz Münasebetlerine Kısa Bir Bakış ( 1553-1952), A.Ü.D.T.C.F. Yayınları:81, T.T.K. Basımevi, Ankara, 1952.

KURAT, Yuluğ Tekin, Osmanlı Devleti’nin Paylaşılması, Kalite Matbaası, Ankara, 1983.

KÜRKÇÜOĞLU, Ömer, Osmanlı Devleti’ne Karşı Arap Bağımsızlık Hareketi (1908-1918), A. Ü. S. B. F. Yayınları:512, Ankara, 1982.

___________________, Türk-İngiliz İlişkileri (1919-1926), A. Ü. S. B. F. Yayınları:412., Ankara, 1978.

LEWİS, Bernard, Orta Doğu, (Çev.: Mehmet Harmancı), Princeton, Nisan 1995.

_____________, Modern Türkiye’nin Doğuşu, (Çev. Metin Kıratlı), 2. Baskı, T.T.K. Yayınları, IV. Dizi, Ankara, 1984.

MANSEL, Arif Müfid, Ege ve Yunan Tarihi, T.T.K. Yayınları, XIII. Dizi, Ankara, 1988.

MARRİOT, J. A. R., The Eastern Question, an Historical Study in European Diplomacy, The Clarendon Press, Oxford, 1969.

MARUFOĞLU, Sinan, Osmanlı Döneminde Kuzey Irak (1831-1914), Eren Yayınları, İstanbul, 1998.

MERAM, Ali Kemal, Belgelerle Türk-İngiliz İlişkileri Tarihi, Kitap Yayınları, Hüsnütabiat Matbaası, İstanbul, 1969.

MERAY, Seha L. (Çev.), Lozan Barış Konferansı Tutanakları, Takım: I, Cilt: I, Kitap: I-II, Takım: I, Cilt:IV, Takım: II, Cilt: I, Kitap: I, Takım: II, Cilt: II, A. Ü. S. B. F. Yayınları: 70-73, Ankara, 1969.

MERAY, Seha-Osman Olcay, Osmanlı İmparatorluğu’nun Çöküş Belgeleri, Mondros Bırakışması, Sevr Antlaşması ile İlgili Belgeler, A. Ü. S. B. F. Yayınları: 409, Ankara, 1977.

MİNORSKY, Vladimir F., Musul Sorunu, (Çev.: Salim Şahin), Avesta Yayınları, İstanbul, 1998.

MISIROĞLU, Kadir, Musul Meselesi ve Irak Türkleri, 2. Baskı, Sebil Yayınevi, İstanbul, 1975.

MONROE, E., Britain’s Moment in the Middle East 1914-1956, Baltimore, 1963.

MUMCU, Ahmet, Tarih açısından Türk Devriminin Temelleri ve Tarihî Gelişimi, 11. Baskı, İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 1988.

MUMCU, Uğur; Kürt-İslâm Ayaklanması, 1919-1925, Tekin Yayınevi, İstanbul, 1991.

NEVAKİVİ, Jukka, Britain, France And the Arab Midle East 1914-1920, Oxford: The Clarendon Press, London, 1969.

NICOLSON, Harold, Curzon: The Last Phase, 1919-1925, London, 1937.

NUR, Rıza, Hayat ve Hatıratım, Cilt: III, Altındağ Yayınevi, İstanbul, 1968.

OLSON, Robert, The Emergency of Kurdish Nationalism and the Sheikh Said Rebellion (1880-1925), University of Texas Press, Austin, 1989.

ORAL, Süreyya, Türk Basın Tarihi, Yeni Adım Matbaası, Ankara, 1967.

ORAN, Baskın (Editör), Türk Dış Politikası, İletişim Yayınları, İstanbul, 2001.

ORCAN, Aylin, Irak Türklerinin Menşei ve Siyasî Tarihi (IX. ve XIII. Yüzyıllar Arası), Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1999.

ORTAYLI, İlber, Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu, Kaynak Yayınları, İstanbul, 1983.

ÖKE, Mim Kemal, Musul Meselesi Kronolojisi (1918-1926), Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Yayını, İstanbul, 1987.

_______________, Belgelerle Türk-İngiliz İlişkilerinde Musul ver Kürdistan Sorunu 1918-1926, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları:123, Ankara, 1992.

_______________, Hilâfet Hareketleri “Güney Asya Müslümanlarının İstiklâl Davası ve Türk Millî Mücadelesi”, Türkiye Diyânet Vakfı Yayınları, Ankara, 1991.

_______________, İngiltere’nin Güneydoğu Anadolu Siyaseti ve Binbaşı E. W. C. Noel’in Faaliyetleri (1919), Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları:87, Ankara, 1988.

_______________, Ermeni Sorunu 1914-1923, T.T.K. Yayını, Ankara, 1991.

ÖZBAY, Kemal, Süryaniler, Kadim Süryaniler ve Türkiye’deki Durumları, İst. Üni. Tıp Fak. Yayın Tarihi Enstitüsü Yayınları, İstanbul, 1975.

ÖZKAYA, Yücel, Türk İstiklâl Savaşı ve Cumhuriyet Tarihi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Yayını, Ankara, 1981.

ÖZTOPRAK, İzzet, Türk ve Batı Kamuoyunda Millî Mücadele, T.T.K. Yayınları, XVI. Dizi, Ankara, 1989.

ÖZTÜRK, Kazım (Haz.), Türk Parlamento Tarihi, T. B. M. M.-II.Dönem, 1923-1927, I. Cilt, T. B. M. M. Vakfı Yayınları:1, Ankara, 1993..

___________________, Türk Parlamento Tarihi, T. B. M. M.-II. DÖNEM, 1923-1927, II. Cilt, T. B. M. M. Vakfı Yayınları:2, Ankara, 1993.

ÖZYÜKSEL, Murat, Osmanlı-Alman İlişkilerinin Gelişim Sürecinde Anadolu ve Bağdat Demir Yolları, Arba Yayınları, İstanbul, 1988.

PATTON, Douglas, Badr Al-Din Lulu:Atabeg of Musul, 1211-1259, University of Washington Press, March 1992.

SAATÇİ, Suphi, Tarihî Gelişim İçinde Irak’ta Türk Varlığı, İstanbul Araştırma Merkezi Yayını, İstanbul, 1996.

SABİS, Ali İhsan, Harp Hatıralarım, Cilt:V, Ankara, 1951.

SAMİ, Şemsettin, Kâmusu’l- A’lâm, Tıpkı Basım, Cilt: 6, Kaşgar Neşriyat, Ankara, 1996.

SHAW, Stanford-Ezel Kural Shaw, Osmanlı İmparatorluğu ve Modern Türkiye, (Çev. Mehmet Harmancı), Cilt: II, E Yayınları, İstanbul, 1983.

SONYEL, Salâhi, Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika II, T.T.K. Yayınları, XVI. Dizi, Ankara, 1987.

SOREL, Albert, Meseley-i Şarkiyye, (Terc.: Yusuf Ziya), İstanbul, 1911.

SOYSAL, İsmail, Türkiye’nin Siyasal Antlaşmaları I. Cilt (1920-1945), T.T.K. Yayınları, XVI. Dizi, Ankara, 1989.

SÜMER, Faruk; Oğuzlar (Türkmenler) Tarihleri-Boy Teşkilâtı-Destanları, A. Ü. D. T. C. F. Yayınları:170, Ankara, 1972.

SÜSLÜ, Azmi (Terc.), Mesud Fani (Bilgiliye) Göre Kürtler ve Sosyal Gelişimleri, Tanmak Yayınları, Ankara, 1993.

SZYLİOWİCZ, B. Rivlin and J. S., The Contemporary Middle East, New York, 1965.

ŞAPOLYO, E. Behnan, Türk Gazeteciliği Tarihi, T.T.K. Yayınları, XIII. Dizi, Ankara, 1969.

ŞİMŞİR, Bilâl N., Lozan Telgrafları I (1922-1923), T.T.K. Yayınları, XVI. Dizi, Ankara, 1990.

______________, Lozan Telgrafları II, (Şubat-Ağustos 1923), T.T.K. Yayınları, XVI. Dizi, Ankara, 1994.

______________, İngiliz Belgeleriyle Türkiye’de Kürt Sorunu (1924-1938), Ankara, 1975.

TABUR, İsmet, Musul Salnamesi 1308, Basılmamış Lisas Tezi, Ankara Üniversitesi, Ankara, 1998.

TANSEL, Selahattin, Mondros’tan Mudanya’ya Kadar, Cilt: I, MEB Yayınları, İstanbul, 1991.

TAYLOR, A. J. P., The Struggle for Mastery in Europe, 1848-1918, Clarendon Press London, 1954.

TENGİRŞENK, Yusuf Kemal, Vatan Hizmetinde, Başnur Matbaası, İstanbul, 1967.

TOKER, Metin, Şeyh Sait İsyanı, Bilgi Yayınevi, Ankara, 1994.

TOPUZ, Hıfzı, 100 Soruda Türk Basın Tarihi, Gerçek Yayınevi, İstanbul, 1973.

TOWSHEND, Charles V. F., Irak Seferim, İstanbul, 1337 (1921).

TOYNBEE, Arnold J., The Western Question in Greece and Turkey, Constable and Company, London, 1922.

TOYNBEE, Arnold J.-Kenneth P. Kirkwood, Turkey, Charles Scribner’s Sons, New York, 1927.

TUKİN, Cemal, Osmanlı İmparatorluğu Devrinde Boğazlar Meselesi, İst. Üniv. Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü, No:314, İstanbul, 1947.

TUNAYA, Tarık Zafer, Türkiye’nin Siyasî Hayatında Batılılaşma Hareketleri, Yedigün Matbaası, İstanbul, 1960.

TUNÇAY, Mete, Türkiye Cumhuriyeti’nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması (1923-1931), Yurt Yayınları:1, İstanbul, 1981.

TURAN, Osman, Selçuklular Tarihi ve Türk İslâm Medeniyeti, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayını, Ank. Üni. Basımevi, Ankara, 1965.

TURAN, Refik ve Diğerleri, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi, Siyasal Kitabevi, Ankara, 1994.

TÜRKGELDİ, Ali, Mondros ve Mudanya Mütarekelerinin Tarihi, Türk Devrim Tarihi Enst. Yayınları:7, Ankara, 1948.

UÇAROL, Rıfat, Siyasî Tarih, 3. Baskı, Filiz Kitabevi, İstanbul, 1985.

ULUĞBAY, Hikmet, İmparatorluktan Cumhuriyete Petropolitik, Turkish Daily News Yayınları, Ankara, 1995.

URAN, Hilmi; Hatıralarım, Ankara, 1959.

UZUNÇARŞILI, İsmail Hakkı, Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu, Karakoyunlu Devletleri, T.T.K. Yayınları, VIII. Dizi, Ankara, 1969.

________________________, Osmanlı Tarihi, Cilt:II, T.T.K. Yayınları, VIII. Dizi, Ankara 1988.

________________________, Osmanlı Tarihi, Cilt: III, T.T.K. Yayınları, VIII. Dizi, Ankara, 1983.

________________________, Osmanlı Tarihi, Cilt:IV, I. Bölüm, T.T.K. Yayınları, VIII. Dizi, Ankara, 1978.

ÜLMAN, A. Halûk, 1860-1861 Suriye Buhranı, Osmanlı Diplomasisinden Bir Olay, A. Ü. S. B. F. Yayınları:211-193, Ankara, 1966.

YALÇIN, Durmuş-Azmi Süslü-Refik Turan ve Diğ., Türkiye Cumhuriyeti Tarihi-I, A. K. D.T. Y. K., Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, Ankara, 2000.

YALE, William, The Near East: A Modern History, The Üniversity of Michigan Press, 1958.

YARESİMOS, Setephan, Milliyetler ve Sınırlar- Balkanlar, Kafkasya ve Orta-Doğu, Yeni Binyıl Yayını, İstanbul, 1994.

YAVUZ, Ahmet, Yakın Dogu Meseleleri ile İlgili Lozan Barış Konferansı Tutanakları, Takım:I, Cilt:I, Kitap: II, Dışişleri Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1969.

YIMAZ, Durmuş, Misâk-ı Milli’ye Göre Musul, Alagöz Yayıncılık, Konya, 1995.

YİNANÇ, Mükrimin Halil, Musul ve El-Cezire’de Oğuz Türkleri, Türk Tarihinin Ana Hatları Eserinin Müsvetteleri, Ankara, Tarihsiz.

YURDAKUL, Şahin, Musul Meselesi, Ankara, 1975.

 

4- MAKALELER VE SÜRELİ YAYINLAR[2]

Buhara”, İ. A., MEB Yayınları, İstanbul, 1961, Cilt:2, ss. 761-771.

Cemiyet-i Akvâm Misâkı”, Ayın Tarihi, Ankara, 1926, Cilt: VII, No: 21, ss. 789-797.

Cemiyet-i Akvâm’da Musul Mes’elesi”, Ayın Tarihi, Ankara, 1924, Cilt: 11-13, ss. 143-190.

Christianity”, The Encyclopaedia of World Faiths, (Editor: Peter Bishop), New York, 1987, pp. 85-93.

Haliç Konferansı”, Ayın Tarihi, Ankara, 1924, Cilt: III, No: 7-10, ss. 169-181.

Irak”, Ana Britanica Genel Kültür Ansiklopedisi, Ana Yayınclık, İstanbul, 1986-1988, Cilt: 11, ss. 370-376.

Irak”, Türk Ansiklopedisi, MEB Yayınları, Ankara, 1976, Cilt:19, ss. 438-461.

Lozan Konferansı’nda Musul ve Kürt Meselesi”, B. T. T. D., Ağustos 1987, Sayı: 30, ss. 46-52.

Lozan Konferansı’nda Musul ve Kürt Meselesi (III)”, B. T. T. D., Ağustos 1987, Sayı: 31, ss. 51-57.

Lozan Konferansı’nda Musul ve Kürt Meselesi (IV)”, B. T. T. D., Ağustos 1987, Sayı: 32, ss. 58-63.

Musul Mes’elesi Hakkında Mösyö Jilber Jidel’in İstişârî Mütâla’âtı”, Ayın Tarihi, Ankara, 1926, Cilt: 7, No: 27, ss. 869-875.

Musul Tahkîk Komisyonu’nun Cemiyet-i Akvâm’a Vermiş Olduğu Rapor”, Ayın Tarihi, Ankara, 1926, Cilt: V, No: 17, ss.315-445.

Musul”, Cumhuriyet Ansiklopedisi, İstanbul, 1971, Cilt:7, ss. 2408.

Süryanîler”, Türk Ansiklopedisi, MEB Yayınları, Ankara, 1981, Cilt: 30, ss. 163-164.

Akşâm Gazetesi Koleksiyonu.

AKŞİN, Sina, “Kurtuluş Savaşında ve Lozan’da İngiltere ve Fransa İle İlişkiler”, Lozan’ın 50. Yılına Armağan, İst. Üniv. Hukûk Fak. Yayını: 563, İstanbul, 1978, ss. 55-67.

ALTUĞ, Yılmaz, “Arap Ülkelerinin Osmanlı İmparatorluğundan AyrılışıB.T.T.D., Ekim 1969, Sayı: 25, ss. 25-33.

Anadolu’da Yeni Gün Gazetesi Koleksiyonu.

ARMAOĞLU, Fahir, “Tarihi Perspektif İçinde Misâk-ı Millî’nin Değerlendirilmesi”, Misâk-ı Millî ve Türk Dış Politikasında Musul, A.K.D.T.Y.K., Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, Ankara, 1998, ss. 11-21.

________________,“Lozan Konferansı ve Musul Sorunu”, Misâk-ı Millî ve Türk Dış Politikasında Musul, A.K.D.T.Y.K., Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, Ankara, 1998, ss. 109-154.

BAĞIŞ, Ali İhsan, “Giriş: Tarihsel Gelişim”, Türk-İngiliz İlişkileri 1583-1984 (400. Yüzyılı), Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Yayını, Ankara, 1985, ss. 15-21.

BAYATLI, Aydın, “Irak Tarihine Kısa Bir Bakış”, Irak Türkleri Kültür ve Sanat Bülteni, Ankara, 1990, Sayı: 2, ss.7-11.

BAYCAN, Nusret, “Orgeneral Cevad Çobanlı”, A. A. M. D., Ankara, 1991, Cilt:VII, ss.367-369.

Cumhuriyet Gazetesi Koleksiyonu.

COŞAR, Nevin, “Musul Petrollerinden Türkiye Bütçesine Gelen Paralar”, Toplumsal Tarih, İstanbul, 1997/2, ss. 13-17.

ÇAY, Abdulhaluk, “Irak Türklerinin Tarihine Kısa Bir Bakış”, Irak Türkleri Sempozyumu Tebliğleri, (Haz. Mahir Nakip-Ziyad Köprülü), Gazi Üniversitesi Yayını, Ankara, 1987, ss. 21-28.

ERİM, Nihat, “Milletlerarası Daimî Adalet Divanı ve Türkiye II Musul Meselesi”, A.Ü.H.F.D., Ankara, 1946. Cilt: III/ 2-4, ss. 328-343.

EROL, Mine, “Mondros’tan Lozan’a Kadar Türk Siyaseti”, A.Ü.D.T.C.F., Tarih Araştırmaları Dergisi, Ankara, 1981-1982, Cilt: 14, Sayı: 24, ss. 81-112.

ESİN, Necmettin, “Irak Türkleri”, Türk Dünyası El Kitabı, Ankara, 1976, 1125-1131.

GÖYÜNÇ, Nejat, “Musul Misâk-ı Millî’ye Dâhil midir, Değil midir?”, Misâk-ı Millî ve Türk Dış Politikasında Musul, A.K.D.T.Y.K. Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, Ankara, 1998, ss. 47-50.

______________,“Diyarbekir Beylerbeyliği’nin İlk İdarî Taksimatı”, Tarih Dergisi, İstanbul, 1969, Sayı: 23, ss.23 34.

GÜLCAN, Nilgün, “Türkiye-İngiltere İlişkileri ve İşbirliği İmkânları”, (Derleyen: Sedat Laçiner), Bir Başka Açıdan İngiltere, ASAM Yayınları, Avrupa Araştırmaları Dizisi:1, Ankara, 2001, ss. 1-66.

Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi Koleksiyonu.

HONİNGMAN, E., “Musul”, İ.A., MEB Yayınları, İstanbul, 1958, Cilt: VIII, 738-744.

İkdâm Gazetesi Koleksiyonu.

ILGAR, İhsan, “Lozan Konferansı’nın Başarısızlığa Uğraması Hâlinde Türk Genel Kurmayı’nın Gizli Harekât Plânı”, B. T. T. D., İstanbul, 1970, Sayı: 36, ss.33-44.

İLKİN, Selim, “1922-1923 Yılları Türkiye’sinde Bir Yabancı Sermaye Girişimi: Chester Demiryolu Projesi”, Uluslararası Atatürk Sempozyumu, Bildiriler ve Tartışmalar, (17-22 Mayıs 1981), Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara, 1984, ss. 739-781.

İNALCIK, Halil, “İmtiyâzât Encyclopaedia of Islam, Leiden, 1971, Cilt:III, ss. 1179-1189.

KAYMAZ, Nejat, “Misâk-ı Millî Üzerine Yapılan Tartışmalar Hakkında”, VIII. Türk Tarih Kongresi Bildirileri, Ankara, 1976, Cilt: III, ss. 1941-1957.

KELEŞ, Zülâl, “Cafer Tayyar Paşa”, A.A.M.D, Ankara, 1999, Cilt: XV, Sayı: 44, ss. 529-546.

KİTAPÇI, Zekeriya, “İslâmın İlk Devirlerinde Arap Şehirlerine Yerleştirilen İlk Türkler”, Türk Kültürü, Şubat 1972, Yıl: 10, Sayı: 112, ss. 209-221.

KODAL, Tahir, “Osmanlı-İngiliz İlişkilerine Genel Bir Bakış (1553-1919)”, KÖK Araştırmalar, Osmanlı Özel Sayısı, Ankara, 2000, ss. 47-60.

KODAMAN, Bayram, “Şark Meselesi ve Tarihî Gelişimi”, Tarihî Gelişmeler İçinde Türkiye’nin Sorunları Sempozyumu (Dün-Bugün-Yarın), T.T.K. Yayınları, VII. Dizi, Ankara, 1992, ss. 59-64.

KURAN, Ercüment, “Musul Meselesi (1515-1926)”, Irak Türkleri Sempozyumu Tebliğleri, (Haz. Fahir Nâkip- Ziyad Köprülü), Ankara, 1987, ss. 63-69, Gazi Üniversitesi Yayını,

KÜÇÜK, Cevdet, “Şark Meselesi Hakkında Önemli Bir Vesika”, Tarih Dergisi, İstanbul, 1979, Sayı:32, ss. 607-638.

KÜTÜKOĞLU, Mübahat S., “1838 Osmanlı-İngiliz Ticaret AntlaşmasıTürk-İngiliz İlişkileri 1583-1984 (400. Yüzyılı), Başbakanlık Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Yayını, Ankara, 1985, ss. 53-60,

LÜLECİ, Taner, “Misâk-ı Millî Bibliyografyası”, Türkiye Sosyal Araştırmalar Dergisi, Ankara, 1998, Cilt: 2, Sayı: 2, ss. 191-198.

MELEK, Kemal, “Türk-İngiliz İlişkileri (1890-1926) ve Musul Petrolleri”, (Derleyen: Esat Çam), Türk Dış Politikasında Sorunlar, Der Yayınları, İstanbul, 1989, ss. 25-79.

Milliyet Gazetesi Koleksiyonu.

NİKİTİNE, Bazal, “Nestûrîlerİ. A., MEB Yayınları, İstanbul, 1988, Cilt: 8, ss. 207-212.

ÖKE, Mim Kemal, “Musul-Kerkük Dosyası (1)”, Tarih ve Medeniyet, İstanbul, 1995, Sayı:18, ss.13-20.

_______________, “Musul-Kerkük Dosyası (2)”, Tarih ve Medeniyet, İstanbul, 1995, Sayı:19, ss. 43-50.

_______________, “Musul-Kerkük Dosyası (3)”, Tarih ve Medeniyet, İstanbul, 1995, Sayı:20, ss. 41-47.

PARMAKSIZOĞLU, İsmet, “Musul”, Türk Ansiklopedisi, MEB Yayınları, İstanbul, 1976, Cilt:24, 506-508.

SAHİLLİOĞLU, HALİL, “Osmanlı Döneminde Irak’ın İdarî Taksimatı”, (İngilizce’den Türkçe’ye Çeviren: Mustafa Öztürk), Belleten, Aralık, 1990, Cilt: LIV, Sayı: 211, ss. 1253-1257.

SONYEL, Salâhi R.; “Lozan’da Türk Diplomasisi (Eylül 1922- Ağustos 1923)”, Belleten, Ankara, 1974, Cilt: 38, ss. 41-116.

SÜSLÜ, Azmi, “Misâk-ı Millî”, Misâk-ı Millî ve Türk Dış Politikasında Musul, A.K.D.T.Y.K., Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, Ankara, 1998, ss. 23-30.

___________, “Osmanlı İmparatorluğu’nu Paylaşma Projeleri, 1807-1812, Belleten, Ankara, 1984, Cilt: XLVII, Sayı: 187, ss. 745-774.

Tan Gazetesi Koleksiyonu.

Tanin Gazetesi Koleksiyonu.

TEZEL, Yahya S., “Birinci Büyük Millet Meclisi Anti-Emperyalist miydi?-Chester Ayrıcalığı”, S. B. F. D., Ankara, Aralık 1970, Cilt: 25, Sayı: 4, ss. 287-318.

TUL, Ahmet Muaazez, “Orta Doğu’nun Jeopolitik ve Stratejik Durumu”, Orta Doğu, Ekim-Kasım 1961, Sayı: 7, 13-17.

TURAN, Refik, “Misâk-ı Millî ve Atatürk’ün Lozan Sonrası HedefleriMisâk-ı Millî ve Türk Dış Politikasında Musul, A.K.D.T.Y.K. Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, Ankara, 1998, ss. 51-56.

TÜRKMEN, Zekeriya, “Özdemir Bey’in Musul Harekâtı ve İngilizlerin Karşı Tedbirleri”, A. A. M. D., Ankara, 2001, Cilt: XVII, Sayı: 49, ss. 49-79.

UZUNÇARŞILI, İsmail Hakkı; “On Dokuzuncu Asır Başlarına Kadar Türk-İngiliz İlişkileriBelleten, Ankara, 1940, Cilt: XIII., Sayı: 49-52, ss. 573-650.

ÜLMAN, Haluk, “Türk Dış Politikasına Yön Veren Etkenler (1923- 1968) I”, S.B.F.D., Ankara, 1968, Cilt: 23, No: 3, ss. 241-273.

Vakit Gazetesi Koleksiyonu.

YALÇIN, E. Semih, “Misâk-ı Millî ve Lozan Belgelerinde Musul Sorunu”, Misâk-ı Millî ve Türk Dış Politikasında Musul, Ankara, 1998, ss. 155-173, A.K.D.T.Y.K., Atatürk Araştırma Merkezi Yayını,

________________, “Musul Meselesi”, Ekin, Ankara, Ocak-Mart 1998, Yıl:2, Sayı; 3, ss. 80-88.

YILMAZ, Mustafa, “1923-1938 İngiliz Basını’nın Genel Olarak Değerlendirilmesi ve Basında Çıkan Türkiye Üzerine Yazılar İndeksi”, A.A.M.D., Ankara, 1994, Cilt:X, Sayı: 28, ss. 157-207.

YİNANÇ, Mükrimin Halil, “Akkoyunlular”, İ.A., MEB Yayınları, İstanbul, 1965, Cilt:I, 251-270.

_____________________, “Celayirliler”, İ.A., MEB Yayınları, İstanbul, 1963, Cilt: III, 64-65.

 

5- ANSİKLOPEDİLER

 

Ana Britannica Genel Kültür Ansiklopedisi

Cumhuriyet Ansiklopedisi

Encyclopaedia of Islam

İslâm Ansiklopedisi

The Encyclopaedia of World Faiths

Türk Ansilopedisi

 

VII. EKLER

 

a)-Malî Bilanço ve Açıklamaları

Projenin tamamlanması için ARFO'dan 284.000.000 TL destek alınmıştır. Bu desteğin;

1-116.000.000 Türk Lirası, projenin ana malzemesini meydana getiren Türk basının mikrofilmlerinin temininde kullanılmıştır.

2-167.000.000 Türk Liralık kısmı ise, projenin tamamlanmasından sonra bilgisayar çıktısı ve fotokopi işlemleri için kullanılmıştır.



[1] Çalışmanın dipnotlarında yazdığımız ve tekrardan kaçınmak için arşiv belgelerini burada tekrar vermedik.

[2] Çalışmamızda sık sık kullandığımız Hâkimiyet-i Milliye, Anadoluda Yenigün, Cumhuriyet, Tanin, İkdâm, Vakit, Akşam, Milliyet, Tan Gazeteleri'nde adlarını ve referanslarını verdiğimiz makaleleri ve haberleri buraya tekrar almadık.