Bu kaydın yasal hükümlere uygun olmadığını düşünüyorsanız lütfen sayfa sonundaki Hata Bildir bağlantısını takip ederek bildirimde bulununuz. Kayıtlar ilgili üniversite yöneticileri tarafından eklenmektedir. Nadiren de olsa kayıtlarla ilgili hatalar oluşabilmektedir. MİTOS internet üzerindeki herhangi bir ödev sitesi değildir!

Konjenital hipotiroidizmli rat yavrularında gelişen santral sinir sistemi bozuklukları ve bu bozukluklar üzerine P7c3’ün nöroprotektif etkisinin değerlendirilmesi

Diğer Başlık: Central nervous system disorders developed in rat pups with congenital hypothyroidism and evaluation of neuroprotective effect of P7c3 on these disorders

Oluşturulma Tarihi: 2017

Niteleme Bilgileri

Tür: Raporlar

Alt Tür: Proje Raporu

Yayınlanma Durumu: Yayınlanmış

Dosya Biçimi: PDF

Dil: Türkçe

Konu(lar): BİLİM, TIP,

Yazar(lar):

Emeği Geçen(ler): YILMAZ, Fatma Meriç (Araştırma Sorumlusu), ATALAY VURAL, Sevil (Araştırma Sorumlusu), DOĞAN, Halef Okan (Araştırma Sorumlusu), ALÇIĞIR, Mehmet Eray (Proje Yürütücüsü),


Yayınlayan: Ankara Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Yayın Yeri: Ankara Yayın Tarihi: 2017 Yayınlandığı Sayfalar: 65 s. Yayın Niteleme Bilgileri: 15B0239002


Dosya:
file show file
Görüntüle
download file
Kaydet

Anahtar Kelimeler



Özet

Tiroid hormonları memelilerde santral sinir sisteminin gelişiminde önemli bir rol oynar. Fetusun tiroidal fonksiyonları gebeliğin erken dönemlerinde sınırlı olarak başlar ve tiroi d bezi anneye bağımlı olarak olgunlaşmasını sürdürür. Tiroid stimulan hormon (TSH) düzeyinin doğum sonrası artışıyla birlikte triiyodotronin (T3) ve tiroksin (T4) hormonlarının etkisi de 2-6 kat armaya başlar. Bu etki doğumdan sonraki birkaç yıl boyunca devam eder. Bu süreçte bahsedilen tiroid hormonları canlının enerji metabolizması ve ısı regülasyonunda, büyüme ve gelişmesinde etkili olduğu gibi santral sinir sisteminin gelişimi üzerinde de son derece kritik öneme sahiptir. Tiroid hormonlarının santral sinir sistemindeki bu esansiyel rolü sebebiyle, yetersizliği veya hiç olmaması durumunda bazı bilişsel ve motorik fonksiyon bozukluklar oluşmaktadır.

 

Konjenital tiroid hormon eksikliği (konjenital hipotiroidizm), tüm dünya ve ülkemizde 1949’dan bu yana yaygın olarak kullanılagelen levatiroksin (L-tiroxin) ile tedavi edilebilmektedir. Bu klasik tedavide, T4 düzeyinin santral kökenlilerde %25 azaltılması, hipotalamik TSH direnci gösterilen durumların varlığı, yüksek kalsiyum alımında söz konusu tiroksin emiliminin azalarak TSH düzeyinin artması gibi durumlar tedavinin seyrini değiştirmektedir. Böyle durumlar göz önüne alındığında tedavi, zamanında ve etkili bir biçimde yapılmadığında; santral sinir sisteminde nöral göçün engellenmesi, nöropilin yetersizliği, myelinde defektler ile nöronal hücrelerin morfogenezinde, differensiyasyonunda ve göçünde yetersizlikler gibi bazı geri dönüşümsüz patolojik değişiklikler meydana gelir. Bunların sonucu olarak da zeka geriliği, sağırlık, motorik aktivitelerde bozulma ve hipertoni gibi ciddi sorunlar ortaya çıkar.

 

Diğer taraftan primer tedaviye destek olabilecek ve sinir sistemindeki bu patolojik bulguların gelişmesini engelleyecek herhangi bir alternatif tedavi henüz bildirilmemiştir. Öğrenmeyi kolaylaştıran ve hafızayı arttıran, Alzheimer ve Parkinson gibi tedavisi zor olan sinir sistemi hastalıklarında son yıllarda insanlarda da kullanılan nöroprotektif ve pronörojenik etkiye sahip aminopropil karbazol türevi olan P7C3 adlı maddenin santral sinir sisteminde konjenital hipotiroidizme bağlı şekillenen bozukluklarda engelleyici ve koruyucu etkisi henüz gündeme getirilmemiştir. Çalışmamızda bu noktadaki açığın giderilmesi adına P7C3’ün yavru ratların santral sinir sistemi üzerinde de etkili olduğu düşünülmektedir. Söz konusu çalışmamızda ratlarda deneysel olarak konjenital hipotiroidi oluşturulmuştur.  Hastalık modelinin doğru bir şekilde oluşturulup oluşturulmadığının kontrolü için ana ve yavru ratların tiroid hormon düzeyleri ELISA yöntemi ile ölçülerek tespit edilmiştir. Konjenital hipotiroidili ratların  santral sinir sistemine ait dokular histopatolojik ve immunohistokimyasal incelemeyle (glial fibriler asidik protein-GFAP, myelin basic protein-MBP, purkinje cell protein-Pcp-2 ve reelin ekspresyonları değerlendirilerek) bu hastalıkta  nöron, nöroglia, nöropil ve myelin yapılarının nasıl etkilendiği anlaşılmıştır. Bu anlamda, herhangi bir uygulama yapılmamış kontrol grubu, herhangi bir tedavisi yapılmamış hipotiroidik grup, yalnızca nöroprotektif ve pronörojenik etkili P7C3 ile tedavi yapılmış grup, tiroksin ve P7C3 ile kombine tedavi yapılmış yavru rat grubunda biyokimyasal, patomorfolojik ve immunohistokimyasal açıdan ekspresyon seviyeleri karşılaştırılmış; P7C3’ün santral sinir sisteminin ilgili bölümlerinde bulguları ne düzeyde gerilettiği ortaya konulmuştur. Klasik tedavide yaygın olarak kullanılan L-tiroksinin sanıldığı kadar hasarlar üzerinde etkili olmadığı, aksine P7C3’ün bu hasarlara karşı gelişen reperatif mekanizmada rol oynadığı düşünülmektedir. Dolayısıyla yeni doğanlarda zekâ ve mental retardasyona yol açan hasarların tedavi edilebileceğine inanılmaktadır.

Abstract

Thyroid hormones play an important role in the development of the central nervous system in mammals. The thyroidal functions of the fetus begin to be limited in the early period of pregnancy and the thyroid gland continues to mature dependent on the mother. The effects of triiodothronin (T3) and thyroxine (T4) hormones begin 2-6 times, as well as the postpartum increase in thyroid stimulating hormone (TSH) levels. This effect continues for several years after birth. The thyroid hormones mentioned in this process are extremely effective in energy metabolism and temperature regulation, the growth and development of the living organism in as well as in the development of the central nervous system. Due to this essential role of thyroid hormones in the central nervous system, some cognitive and motoric dysfunctions occur if they are inadequate or not at all. Congenital thyroid hormone deficiency (congenital hypothyroidism) can be treated with levatroxine (L-thyroxine), which has been widely used in the world and our country since 1949. This classic treatment modifies the course of treatment, such as reduction of T4 levels by 25% in central origins, presence of hypothalamic TSH resistance cases, increasing in TSH levels by decreasing tiroxin absorption during elevated calcium intake. When such situations are taken into account, if treatment is not done in a timely and effective manner, some irreversible pathological changes happen such as neural migration in the central nervous system, neuropil deficiency, defects in myelin, morphogenesis of neuronal cells, inadequacy in differentiation and migration. As a result, serious problems such as mental retardation, deafness, deterioration of motor activities and hypertonia occur. On the other hand, there is no alternative treatment available to prevent the development of these pathologic findings in the nervous system, which may support primary treatment. P7C3 is an aminopropyl carbazole derivative having neuroprotective and proneurogenic effects, which is also used in humans in recent years in diseases such as Alzheimer and Parkinson diseases, which are difficult to be treated. The inhibitory effect on disturbances and protective effect of P7C3 in congenital hypothyroidism in the central nervous system have not been come into topics. In our study, it is thought that P7C3 may also be effective on the central nervous system of puppies in order to remove the opening at this point. In our study, congenital hypothyroidism was experimentally established in rats. The control of whether the disease pattern was correctly established or not was determined by measuring the thyroid hormone levels of the mother and the offspring by ELISA method. That is the fact  neuron, neuroglia, neuropil and myelin structures how much affected is well understood in the central nervous system tissues of congenital hypothyroid rats in histopathological and immunohistochemical examination by evaluating glial fibrillar acidic protein-GFAP, myelin basic protein-MBP, purkinje cell protein-Pcp-2 and reelin expressions. In this sense, expression levels in terms of biochemical, pathomorphological and immunohistochemical aspects were compared among control group rats, the hypothyroidic group of rats not treated with any implementations, the group of rats treated with P7C3, which has neuroprotective and pronologic effect, and the group of rat treated with thyroxine and P7C3. P7C3 has been demonstrated how to regress findings in the relevant parts of the central nervous system. L-thyroxine, which is commonly used in classical treatment, is not as effective on the damage as we thought, but P7C3 is thought to play a role in the reperative mechanism against these damages. It is therefore believed that newborns can be treated for damage that leads to intelligence and mental retardation.




İçindekiler



Açıklamalar



Haklar



Notlar



Kaynakça


Atıf Yapanlar

Gözat Sayfasına Dön

 

Sosyal Medya ve Araçlar

İstatistikler

  • Kayıt
    • Bu ay: 121
    • Toplam: 31281
  • Online
    • Ziyaretçi: 228
    • Üye: 0
    • Toplam: 228

Detaylı İstatistikler