Bu kaydın yasal hükümlere uygun olmadığını düşünüyorsanız lütfen sayfa sonundaki Hata Bildir bağlantısını takip ederek bildirimde bulununuz. Kayıtlar ilgili üniversite yöneticileri tarafından eklenmektedir. Nadiren de olsa kayıtlarla ilgili hatalar oluşabilmektedir. MİTOS internet üzerindeki herhangi bir ödev sitesi değildir!

CİNSİYET,YALAN SÖYLEME VE ÇIKAR ELDE ETMENİN YALANA İLİŞKİN YÜKLEMELERE ETKİSİ

Oluşturulma Tarihi: 2008

Niteleme Bilgileri

Tür: Tez

Yayınlanma Durumu: Yayınlanmış

Dosya Biçimi: PDF

Dil: Türkçe

Yazar(lar): ÜRETMEN, Seçil (Yazar),

Emeği Geçen(ler):


Yayın Tarihi:


Dosya:
file show file
Görüntüle
download file
Kaydet

Anahtar Kelimeler
Özet
İçindekiler
Açıklamalar ÖZET Yalan söylemenin, kişilerarası ilişkilerin vazgeçilmez bir parçasını oluşturduğu yaklaşımından yola çıkarak, bu çalışmada belirli durumlarda söylenen yalanlar için yapılan nedensel yüklemelerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, birbirini izleyen iki ayrı araştırma yapılmıştır. Birinci araştırmada yalan söyleyen kişi (sevgili/ aile bireyi/ yakın arkadaş), yalan söylenen kişi (kişinin kendisi/ bir başka kişi), yalan sonucunda çıkar elde etme durumu (çıkar var/ çıkar yok) ve katılımcı cinsiyetinin yalan için yapılan nedensel yüklemelerin içsel-dışsal, istikrarlılık, genellik ve niyet boyutları üzerinde farklılık yaratıp yaratmadığı araştırılmıştır. Birinci araştırmadan farklı bir örneklem üzerinde gerçekleştirilen ikinci araştırmada, söylenen yalan için yapılan yüklemelerin, yalan söyleyen kişi (sevgili/ aile bireyi/ yakın arkadaş), yalan söylenen kişinin cinsiyeti, yalan sonucunda çıkar elde etme durumu (çıkar var/ çıkar yok) ve katılımcı cinsiyetine bağlı olarak değişip değişmediği incelenmiştir. Birinci araştırmanın sonuçları yalan söyleyen kişinin bütün yükleme boyutları açısından etkili olduğunu göstermektedir. Aile bireyinin söylediği yalanlar için, diğerlerine göre daha dışsal, istikrarlı, duruma özgü ve iyi niyetli yüklemeler yapılmıştır. Yalanın kime söylendiği ve yalan sonucunda çıkar elde etme durumunun sadece niyet yüklemeleri üzerinde etkili olduğu; kişinin kendisine söylenen ve sonucunda kazanç elde edilmeyen yalanlara daha iyi niyetli yüklemeler yapıldığı bulunmuştur.İkinci araştırmadan elde edilen sonuçların, genel olarak ilk araştırmanın bulgularıyla tutarlılık gösterdiği bulunmuştur. İlk araştırmadan farklı olarak yalan söylenen kişinin cinsiyetinin araştırmaya dahil edilmesi sonucunda, bu değişkenin istikrarlılık dışındaki bütün yükleme boyutları açısından etkili olduğu gözlenmiştir. Ancak, yalanın bir kadına veya erkeğe söylenmesinin içsel-dışsal ve niyet yüklemeleri üzerinde tek başına bir etkisinin olmadığı; bu etkinin ne yönde olduğunun yalanın kimin tarafından söylendiği ve yalan sonucunda çıkar elde etme durumuyla birlikte belirlendiği gözlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, bir kadına çıkar elde edilen bir yalan söylenmesi durumunun yapılan içsel-dışsal ve niyet yüklemeleri açısından en kritik koşul olduğu saptanmıştır. (ABSTRACT By following the approach that views lying as an indispensable part of personal affairs, it is aimed in this thesis to analyze causal attributions towards lies that that were told under specific circumstances. In accordance with this aim, two researches have been conducted. In the first research, it has been sought if the person telling the lie (partner /family member/ close friend), the person whom the lie is told to (to the subject/ to another person), state of getting benefit from telling lie (benefit exists/ benefit does not exist) and sex of the subject are making any difference in causal attributions’ locus of causality, stability, globality and intention dimensions, or not. In the second research conducted with a different sample, it has been analyzed if attributions of lies changes according to the person who tells the lie (partner /family member/ close friend), the sex of the person whom the lie was directed to, state of getting benefit from telling lie (benefit exists/ benefit does not exist) and the sex of the subject. The results of the first research have shown that the person telling the lie is influential with respect to all dimensions of attribution. It has been made more external, stable, specific and well-intentioned attributions for family members’ lies when compared to partner and close friend’ s lies. It has been found that the person whom the lie is told to and state of gaining benefit from the lie are only effective on intention attributions; attributions towards lies which are told to the person himself/herself and which do not bring benefit have been more well-intentioned.It has been found that the results of the second research are consistent with the results of the first research. As the consequence of including the sex of the person whom the lie is told to into the research, it has been observed that this variable is influential with respect to all attribution dimensions rather than the stability dimension. However, it has been observed that telling the lie to a woman or man is not on its own influential upon locus of causality and intention attributions and that the direction of this effect has been determined by two situations together as the person telling the lie and the state of benefiting from telling the lie. According to the findings, it has been confirmed that the situation of telling a lie with a benefit obtaining result to a woman is the most critical condition for locus of causality dimension and intention attributions.)
Haklar
Notlar

Kaynakça


Atıf Yapanlar

Gözat Sayfasına Dön

 

Sosyal Medya ve Araçlar

İstatistikler

  • Kayıt
    • Bu ay: 0
    • Toplam: 31567
  • Online
    • Ziyaretçi: 114
    • Üye: 0
    • Toplam: 114

Detaylı İstatistikler